ENFLASYON, ÜCRETLER, GELİR DAĞILIMI VE YOKSULLUK İLİŞKİSİ: ÇOKLU KRİZLER ÇAĞINDA TÜRKİYE İÇİN ASİMETRİK BİR ZAMAN SERİSİ ANALİZİ


Creative Commons License

Berkman K.

25. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi, Aydın, Türkiye, 15 - 18 Ekim 2026, ss.0-1, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Aydın
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.0-1
  • Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye ekonomisi 2006–2024 döneminde küresel finansal kriz, 2018 kur şoku, COVID-19 salgını, 2021 sonrasında derinleşen yüksek enflasyon süreci ve 2023 Kahramanmaraş depremleri gibi birbirini izleyen ve etkileri üst üste binen çoklu krizlerle karşılaşmıştır. Bu krizlerin ortak paydası, maliyetlerinin önemli bir bölümünün emek gelirleriyle geçinen kesimler tarafından üstlenilmiş olmasıdır. Enflasyon, iktisat yazınında sıklıkla "en gerileyici vergi" olarak nitelendirilir; çünkü geliri nominal ücrete bağlı, tasarrufları sınırlı ve enflasyona karşı korunma araçlarına erişimi zayıf olan hanelerin satın alma gücünü orantısız biçimde aşındırır. Buna karşın Türkiye üzerine yapılan ampirik çalışmaların önemli bir bölümü, enflasyon ile yoksulluk ve gelir dağılımı arasındaki ilişkiyi doğrusal ve simetrik bir çerçevede ele almakta; enflasyondaki yükseliş ve düşüşlerin bölüşüm üzerindeki etkilerinin aynı büyüklükte olduğu örtük varsayımına dayanmaktadır. Oysa krizlerin bölüşümsel etkileri kalıcı izler bırakabilmekte, dezenflasyon dönemlerinde yoksulluk ve eşitsizlik göstergeleri kriz öncesi düzeylerine aynı hızda geri dönmeyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, enflasyon, reel ücretler, gelir dağılımı ve yoksulluk arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkileri Türkiye için asimetrik bir zaman serisi çerçevesinde incelemek ve enflasyon şoklarının bölüşüm üzerindeki etkilerinin yönüne göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Çalışma, ulusal yazındaki simetrik modelleme ağırlığına karşı asimetrik eşbütünleşme yaklaşımını yoksulluk-bölüşüm bağlamına taşıyarak literatürdeki boşluğu doldurmayı ve kongrenin çoklu krizler ve emek temasına ampirik bir katkı sunmayı hedeflemektedir.