Yaşlılık Olgusu ve Fıkıh Açısından Sonuçları
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sa.47, ss.127-152, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 47
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.35209/ksuifd.1870109
- Dergi Adı: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.127-152
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Yaşlılık, insan hayatının kaçınılmaz bir merhalesi olmasının yanında sadece biyolojik ve fizyolojik bir vetire olarak ele alınamayacak kadar geniş şümullü; hukuki, ahlaki ve toplumsal yönleri bulunan çok boyutlu bir olgudur. Günümüzde sağlık alanındaki olumlu gelişmeler ve hayat şartlarının iyileşmesiyle beraber ortalama yaşam süresinin uzaması, yaşlı nüfus oranını önemli ölçüde artırmıştır. Bu durum, yaşlı bireylerin haklarının korunması, insan onuruna yakışır bir hayat sürmelerinin sağlanması ve toplumsal hayata aktif katılımlarının desteklenmesi konularını hukuk düzenleri ve sosyal politikalar açısından öncelikli bir mesele hâline getirmiştir. Bu çerçevede yaşlılık olgusunun Fıkıh açısından ele alınması hem normatif hem de uygulamaya yönelik önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu çalışma, yaşlılık olgusunu Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve klasik fıkıh literatürü çerçevesinde inceleyerek Fıkıhın yaşlı bireylere bakışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş; ilgili ayetler, hadisler ve fıkhî görüşler doküman analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Öncelikle yaşlılık ile hukuki ehliyet arasındaki ilişki ele alınmış; yaşlılığın tek başına ehliyeti ortadan kaldıran bir sebep olmadığı, belirleyici ölçütün akıl ve idrak yetisinin varlığı olduğu tespit edilmiştir. Bu yaklaşım, Fıkıh’ın bireysel hakları korumaya yönelik esnek ve adil yapısını göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Çalışmanın devamında yaşlı bireylerin sahip olduğu temel haklar ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu bağlamda yaşlıların saygı görme hakkı, bakıma muhtaç hâle gelmeleri durumunda bakım ve nafaka hakları hem aile bireylerinin hem de toplumun ve kamu otoritesinin sorumlulukları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Kur’an’da anne ve babaya iyilikle muamele edilmesini emreden hükümler, yaşlı bireylerin korunmasına yönelik ahlaki ve hukuki sorumluluğun temel dayanakları olarak incelenmiştir. Ayrıca ibadet hukukunda yaşlılara tanınan ruhsat ve kolaylaştırıcı hükümler ele alınmış; namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerde güç yetirememe hâlinin dikkate alınması, Fıkıhın kolaylık ve rahmet ilkesini esas aldığını göstermesi bakımından değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra yaşlılığın ceza ehliyeti üzerindeki etkileri de ele alınmış; akıl ve irade yetisini önemli ölçüde zayıflatan durumların cezai sorumluluğa yansımaları klasik fıkıh literatürü çerçevesinde analiz edilmiştir. Son olarak Hz. Peygamber’in yaşlılara yönelik söz ve uygulamaları doğrultusunda yaşlı bireylere gösterilmesi gereken saygı, merhamet ve toplumsal dayanışma anlayışı ortaya konulmuş; modern toplumlarda yaşlılıkla ilgili karşılaşılan sorunlar, Fıkıhın insan onuru, sosyal adalet ve kamu sorumluluğu ilkeleri ışığında değerlendirilmiştir.
Old age, while an inevitable stage of human life, is too comprehensive to be addressed solely as a biological and physiological process; it is a multidimensional phenomenon with legal, moral, and social aspects. Today, with developments in healthcare services and improvements in living conditions, the extension of average life expectancy has significantly increased the proportion of the elderly population. This situation has made the protection of the rights of elderly individuals, the provision of a life befitting human dignity, and the support of their active participation in social life a priority issue for legal systems and social policies. In this framework, addressing the phenomenon of old age from the perspective of Islamic law yields important normative and practical implications. This study aims to reveal Islamic law’s perspective on elderly individuals by examining the phenomenon of old age within the framework of the Qur’an, the Sunnah, and classical fiqh literature. A qualitative method was adopted in the research; relevant verses, hadiths, and juristic opinions were evaluated through document analysis. First, the relationship between old age and legal capacity was addressed; it was determined that old age alone is not a reason that eliminates legal capacity, and that the decisive criterion is the presence of reason and cognitive ability. This approach is significant in that it demonstrates the flexible and just structure of Islamic law aimed at protecting individual rights. In the continuation of the study, the fundamental rights possessed by elderly individuals were examined in detail. In this context, the right of the elderly to be respected, and their rights to care and maintenance in cases where they become dependent, were evaluated within the scope of the responsibilities of family members as well as society and public authority. The provisions in the Qur’an that command kind treatment of parents were examined as the fundamental bases of the moral and legal responsibility for the protection of elderly individuals. In addition, the concessions and facilitative provisions granted to the elderly in the law of worship were discussed; taking into account situations of inability in acts of worship such as prayer, fasting, and pilgrimage was evaluated as demonstrating that Islamic law is based on the principles of ease and mercy. Moreover, the effects of old age on criminal capacity were also addressed; the reflections of conditions that significantly weaken mental and volitional capacity on criminal responsibility were analyzed within the framework of classical fiqh literature. Finally, in line with the words and practices of the Prophet Muhammad regarding the elderly, the understanding of respect, compassion, and social solidarity that should be shown to elderly individuals was presented; the problems encountered with old age in modern societies were evaluated in the light of Islamic law’s principles of human dignity, social justice, and public responsibility.