Kriz Dönemlerinde Piyasa ve Devlet, Cengiz AYTUN, Editör, Iksad Publishing House, Ankara, ss.121-152, 2021
1980’li
yıllardan itibaren regülasyonlarla ve yasalarla ilgili riskleri yönetmek için şirketler,
kamusal politikalarda giderek daha önemli
bir rol oynamaya başlamış ve politik faaliyetlerinin sayısında önemli artışlar
olmuştur (Walker, 2012; Murray, Nyberg ve Rogers, 2016; Kamasak, Yavuz ve Akin, 2019). Hükümetin
piyasayı regüle etme çabalarını etkilemek veya azaltmak, kapitalist demokrasilerdeki
sermaye birikimi koşullarını değiştirmeye yönelik neoliberallerin meşruiyet
bakış açılarını yansıtmaktadır (Harvey, 2005; Murray vd., 2016). Bu anlamda Barley
(2007), temsili demokrasinin yerini, şirketlerin, toplumun üstünde ve ötesinde
kendi çıkarları için yasaları etkilediği bir ‘şirketleşen toplum’ ile
değiştirdiğini iddia etmektedir. Şirketin politik faaliyetleri bu değişimin
yansımasıdır. Bu nedenle, şirketlerin bu etkiyi nasıl ürettiğini anlamak
önemlidir.
Rekabet ve toplumsal talepler nedeniyle
şirketler, çok çeşitli sorun ve riskle mücadele etmek veya örgütsel amaçlara
ulaşmak için siyasi kurumlar, bürokratlar, hükümetler veya yerel yöneticilerle
piyasa mekanizmasına girmeyen bazı ilişkilere girebilmektedirler (Kamasak vd., 2019).
Şirketler, politik faaliyetler yoluyla verginin düşürülmesi, karşılıksız veya
düşük faizli kredi sağlama, özelleştirme, ihalelere girebilme veya yatırımlar
için arazi elde etme gibi kaynaklar sağlayabilmektedirler. Bu örgütsel
menfaatler karşılığında şirketler de politik grupların kampanyalarına katkı,
rüşvet, politikacıların şirket kurullarına atanması, sağlanan ek ayrıcalıklar
gibi çeşitli katkılar sunabilmekte ve bunlar da şirketlerin yüksek getiriler
elde etmesine ve borsada değer kazanmalarına neden olabilmektedir (Kamasak vd., 2019).
Bu bölümde şirketlerin elde etmek isteyecekleri menfaatler için kamunun sağladığı imkânları kendi lehlerine çevirerek, diğer rakiplerin elde edemeyeceği şekilde piyasa dışı politik faaliyetleri nasıl şekillendirdikleri incelenmektedir. Bu amaçla öncelikle konu ile ilgili kavramlar tanıtılmış ve daha sonra şirketlerin politik faaliyetleri için uyguladıkları stratejiler, türleri ve aktörler açıklanmıştır. Şirketlerin bu faaliyetleri neden uyguladıkları belirtilmiş ve politik faaliyetlere temel teşkil eden veya açıklayan teoriler yer almıştır. Her ne kadar kısa vadede şirket lehine olsa da uzun vadede toplumun ve şirketin aleyhine olabilecek bu faaliyetlerle ilgili çözüm önerileri sunulmuştur.