Amaç:Bu çalışmanın amacı, perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan akut koroner sendrom (AKS) hastalarında kontrast kaynaklı akut böbrek hasarının (CI-AKI) öngörülmesinde pre-prosedürel ALBI skorunun prediktif değerini araştırmaktır. Yöntem:Ocak 2022–Mart 2024 tarihleri arasında tek merkezde gerçekleştirilen retrospektif çalışmaya, AKS nedeniyle PKG uygulanan 552 ardışık hasta dahil edildi. ALBI skoru, girişim öncesi ölçülen serum albümin ve total bilirubin düzeyleri kullanılarak hesaplandı. CI-AKI, prosedür sonrası 48–72 saat içinde serum kreatininde ≥0.5 mg/dL veya ≥%25 artış olarak tanımlandı. Bulgular:CI-AKI, hastaların %12.7’sinde (n=70) gelişti. CI-AKI grubunda yaş, diyabet sıklığı ve ALBI skoru anlamlı olarak daha yüksekti. eGFR, serum albümin ve hemoglobin düzeyleri daha düşüktü. CRP ve glukoz gibi inflamasyon ve metabolik parametreler CI-AKI ile ilişkili bulundu. ALBI skoru, çok değişkenli lojistik regresyon analizinde CI-AKI için bağımsız bir prediktör olarak belirlendi (OR: 7.32; p=0.001). ROC eğrisi analizi sonucunda ALBI skorunun CI-AKI öngörüsündeki ayırt edici gücü AUC = 0.733 ile kabul edilebilir düzeyde bulunmuştur. Sonuç:ALBI skoru, CI-AKI riskinin erken değerlendirilmesinde kolay uygulanabilir, objektif ve rutin biyokimyasal parametrelere dayalı bir araç olarak öne çıkmaktadır. ALBI, mevcut risk skorlama sistemlerine tamamlayıcı bir biyobelirteç olarak entegre edilebilir. Bulguların geçerliliği için çok merkezli ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.
Objective:This study aimed to evaluate the predictive value of the preprocedural albumin-bilirubin (ALBI) score for contrast-induced acute kidney injury (CI-AKI) in patients undergoing percutaneous coronary intervention (PCI) for acute coronary syndrome (ACS). Methods: This retrospective single-center study was conducted between January 2022 and March 2024, and 552 consecutive patients with ACS who underwent PCI were enrolled. The ALBI score was calculated using the serum albumin and total bilirubin levels prior to the procedure. CI-AKI was defined as an increase in serum creatinine ≥0.5 mg/dL or ≥25% within 48–72 hours after contrast exposure. Results: CI-AKI occurred in 70 (12.7 %) patients. These patients were significantly older, had a higher prevalence of diabetes, and elevated ALBI scores. Lower eGFR, hemoglobin, and albumin levels and higher CRP and glucose levels were observed in the CI-AKI group. Multivariate logistic regression identified the ALBI score as an independent predictor of CI-AKI (odds ratio [OR]: 7.32; p=0.001), along with age, glucose level, and eGFR. ROC analysis revealed that the ALBI score had an acceptable discriminative ability for predicting CI-AKI, with an AUC of 0.733. Conclusion: The ALBI score is a simple, objective, and laboratory-based tool that may allow early risk stratification of CI-AKI in patients with ACS undergoing PCI. Given its ease of use and reliance on routinely measured biomarkers, it may serve as a complementary prognostic index to traditional scoring systems. Further prospective multicenter validation studies are needed.