Şubat 2023 Depremlerinin Tarım ve Gıda Sektörüne Etkileri: Hatay İli Örneği, Türkiye
Manas Journal of Agriculture Veterinary and Life Sciences, cilt.16, sa.1, ss.141-156, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 16 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.53518/mjavl.1715772
- Dergi Adı: Manas Journal of Agriculture Veterinary and Life Sciences
- Derginin Tarandığı İndeksler: CAB Abstracts, Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.141-156
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
Depremlerin tarım ve gıda sektörleri üzerindeki etkilerinin araştırılması, daha önce büyük ölçekli depremlere maruz kalmamış toplumların karşılaşabileceği potansiyel risklerin ortaya konulması bakımından önem taşımaktadır. Bu çalışma, 6 ve 20 Şubat 2023 tarihlerinde Kahramanmaraş ve Hatay merkezli olarak meydana gelen yıkıcı depremlerin, Türkiye'nin tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan Hatay ilindeki tarım ve gıda sektörüne etkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Karma yöntem yaklaşımıyla yürütülen araştırmada, afet öncesi tarımsal yapı analiz edilmiş, ardından deprem sonrası ortaya çıkan fiziksel, ekonomik ve sosyokültürel etkiler nitel ve nicel verilerle değerlendirilmiştir. Depremler, Hatay'da yaklaşık 24 bin kişinin ölümüne, 80.323 binanın yıkılmasına veya ağır hasar görmesine, altyapının çökmesine, üretim araçlarının yıkımına ve tarımsal faaliyetlerin kesintiye uğramasına neden olmuştur. Bitkisel üretimden hayvancılığa, su ürünlerinden tarımsal sanayiye kadar tüm alt sektörlerde büyük kayıplar yaşanmış; üretim, depolama, işleme ve ihracat zincirleri zarar görmüştür. Tohum, gübre, yem ve su dahil olmak üzere temel girdilere erişimdeki aksamalar, tarımsal faaliyetleri kısıtlamış ve iyileşmeyi geciktirmiştir. Göç ve iş gücü kaybı, kırsal alanların üretim kapasitesini daha da zayıflatmıştır. Bulgular, afet sonrası sürdürülebilir tarımın ve gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için acil yardımın yanı sıra uzun vadeli stratejik planlama, kırsal kalkınma destekleri ve altyapı rehabilitasyonunun gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, depremler sonrasında uygulanmak üzere önceden hazırlanmış bir koordinasyon planının bulunması, tarım ve gıda sektörlerinde üretim ve pazarlama süreçlerinin sürekliliğine katkı sağlayacaktır.
Examining the effects of earthquakes on the agricultural and food sectors is important, as it highlights the potential risks faced by societies that have not previously experienced large-scale earthquakes. This study aims to determine the impacts of the devastating earthquakes that occurred on February 6 and 20, 2023, centered in Kahramanmaraş and Hatay, on the agricultural and food sector in Hatay province, which holds a significant position in Türkiye’s agricultural production. Employing a mixed-methods approach, the research first analyzes the pre-disaster agricultural structure, followed by an assessment of the physical, economic, and socio-cultural effects of the earthquakes using both qualitative and quantitative data. The earthquakes caused the deaths of approximately 24,000 people in Hatay, led to the collapse or severe damage of 80,323 buildings, resulted in the failure of infrastructure, destroyed production assets, and disrupted agricultural activities. Substantial losses were observed across all sub-sectors, including crop production, livestock, aquaculture, and agro-industry, while production, storage, processing, and export chains were severely damaged. Disruptions in access to essential inputs, including seeds, fertilizers, feed, and water, further constrained agricultural activities and delayed recovery. Outmigration and labor shortages further weakened rural production capacity. The findings highlight the urgent need for timely assistance, long-term strategic planning, rural development support, and infrastructure rehabilitation to ensure sustainable agriculture and food security in the aftermath of the disaster. Therefore, a pre-established coordination plan after earthquakes would contribute to continuity of production and marketing processes in these sectors.