DIRENÇLI HIPERKALSEMI VE AKUT BÖBREK YETMEZLIĞI TABLOSUNDA PARATIROID KARSINOM OLGUSU


Karahan A., Gürkan E., Uğur M., Gürsoy Kuzuluk D.

46.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizması Hastalıkları, Antalya, Türkiye, 30 Nisan - 04 Mayıs 2025, ss.142, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.142
  • Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Paratiroid karsinomu nadir görülen bir endokrin malignitedir. Primer hiperparatiroidi olgularının <%1’ini oluşturmaktadır. Sıklıkla 45-55 yaş aralığında ve kadınlarda görülmektedir. 5 yıllık sağ kalım %60 ila %93 arasında değişmektedir. Paratiroid karsinomunun nadir olması ve kişiselleştirilmiş tedaviye duyulan ihtiyaç multidisipliner tedavi yönetimi gerektirmektedir. Yöntem: Olgu sunumudur. Bulgular: Bilinen kronik hastalık öyküsü olmayan 46 yaşında kadın hasta kemik ağrısı, çok su içme ve kilo kaybı şikayeti ile polikliniğimize başvurdu. Şuur açık, genel durum orta, arteriyel kan basıncı 100/80 mm/Hg idi. Sistem muayenesi normaldi. Laboratuvar verilerinde serum biyokimyasında BUN:57 mg/ dl, kreatinin:2,06 mg/dl, kalsiyum:15,2 mg/dl, fosfor:2,1 mg/dl, PTH:305 pg/ml olarak saptandı. Akut böbrek yetmezliği ve hiperkalsemik kriz tablosundaki hasta yatırıldı. İlk planda hemodializ uygulandı. Diyaliz sonrası yeterli kalsiyum düşmesi gözlenmeyen hastaya izotonik infüzyonu ve diüretik başlandı.1. günün sonunda hala GFR: 31 ml/dk olan hastaya hidrasyona devam edilirken 40 mg/gün bölünmüş dozda metil prednisolon uygulandı. 4. Günde kalsiyum:13,9 mg/dl, fosfor:3,9 mg/dl ve GFR:34 ml/ dk olması üzerine hidrasyona devam edilirken Zoledronik asit 3 mg dozunda uygulandı. Takip sırasında yapılan boyun ultrasonografisinde tiroid sağ lob alt polde 22x20 mm boyutlarında, sağ loba invazyon gösteren nodüler yapıda, periferik vaskülarizasyon gösteren lezyon ve sağ servikal zincirde patolojik LAP’ler izlendi (Şekil-1). Paratiroid sintigrafisinde Tc-99m sestamibi sintigrafisi ile tutulum saptanmadı (Şekil-2). Kliniği ve görüntüleme bulguları ile paratiroid karsinomu düşünülen hastaya cerrahi birimimizde operasyon yapıldı. İntraoperatif frozen incelemesinde lezyonun malign olduğunun saptanması üzerine, en blok rezeksiyon, sağ lobektomi ve sağ boyun diseksiyonu uygulandı. Patolojik tanı: Paratiroid karsinomu (Şekil-3) ve 7 tane lenf nodunda metastaz saptandı (Şekil-4). Postoperatif dönemde PTH:375 mg/ dl Ca:10,6 mg/dl olarak sonuçlandı. Metastaz taraması yapıldı. Boyun tomografisinde sol level 2 de 16x8 mm metastatik lenf nodu saptandı. PET-BT de sol paratrekeal alanda hipermetabolik alan, sol skapula ve sağ iliak kemikte litik lezyon metastaz saptandı. Diğer organlarda metastaz yoktu. Hasta sol boyun disseksiyonu ve tiroid sol lobektomi yapıldı. Çıkarılan lenf nodları metastazla uyumluydu. Postoperatif PTH:6,7 mg/dl, kalsiyum:9,2 mg/ dl idi. Hasta boyun bölgesine ve kemik metastazlarına yönelik ünitemiz dışında radyoterapi aldı. Klinik takibi devam etmektedir.

Sonuç: Paratiroid karsinomu nadir bir endokrin tümördür. Hiperkalseminin ağırlığı ve PTH düzeyinin referans değerin 4 kat ve üzerinde olması, ultrasonografide görece büyük çaplı ve çevre dokuya invazyon gösteren nodüler yapıda paratiroid adenomunu düşündüren bulguların varlığı vb durumunda mutlaka düşünülmelidir. Bu gibi olgulara kişiselleştirilmiş ve multidisipliner (radyoloji, nükleer tıp, nefroloji, onkoloji) yaklaşım gerekmektedir. Anahtar kelimeler: hiperparatiroidizm, paratiroid karsinom, hiperkalsemik kriz, radyoterapi