Sürdürelebilirlik, AYTUN Cengiz, Editör, Atatürk Üniversitesi Yayınları, Erzurum, ss.68-90, 2022
Küreselleşmeyle birlikte ve ulusal anlamda rekabetin artması, işletmelerin güven ihtiyacını ve bu ihtiyacın giderilmesine yönelik kaygıları arttırmış durumdadır. Bunun en önemli nedeni, iletişim teknolojilerinin çoğalıp yaygınlık kazanmasına paralel olarak ekonomi temelindeki insan ilişkilerinin artması ve yaygınlaşmasıdır. Dünyanın herhangi bir yerinde olan bir olay anında farklı bir yerde duyulmakta ve bu da işletmenin pozisyon almasına neden olmaktadır.
Küresel rekabetin artması yanında, dünya toplumunun ekosistem, sosyal sorumluluk ve insan hakları konularında duyarlılığın arttığını da görmekteyiz. Bu duyarlılığı, çeşitli sivil toplum örgütlerinin baskısıyla işletmelerin de hissetmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
Girişimcilerin bu baskıları indirmenin yolu ekonomik, sosyal ve çevresel değerlerin bütününü alan bir işletme yaratmalarıyla mümkündür (Koe Hwee Nga ve Shamuganathan (2010, s. 259). Kimi işletmeler, bulunduğu sektörünün de özelliğine göre, bu baskıyı derinden hissederek karşı gelmeye çalışırken, kimi işletmeler ise bu tehdidi bir ‘fırsata dönüştürerek’ daha çevreci ürünler üretmek veya sosyal sorumluluk anlamında örneğin çalışanlarına adil davranma veya toplumun işletmenin üretimi dışındaki ihtiyaçlarının karşılanmasını üstlenmektedir. Çevreci ve sosyal sorumluluğu hesaba katarak iş yapmaya çalışan işletmeler daha uzun vadeli düşünerek rekabette yer edinmeye çalışmaktadırlar. İşletmeler topluma bu ‘sürdürebilir rekabeti’ uyguladıklarını ve uygulamaya devam ettireceklerine yönelik işaretler vermek zorundadır. Bu bağlamda, topluma, işletmelerin paydaşlarına güven vermesi en önemli işaretlerden birisidir.
Güven, sosyal bilimlerin tüm disiplinlerinde önemi vurgulanan bir konudur. Ancak bu önemine karşın her disiplin güveni farklı ele almaktadır. Birçok disiplinde olduğu gibi işletme disiplininde de özellikle son yıllarda artan sayıda güven ve güven ile bağlantısı olan konularda araştırmalar yayımlanmıştır. Güvenin çeşitleri, diğer kavramlarla benzerlik ve farklılıkları, bu kavramlarla olan etkileşimleri gibi konularında çeşitli araştırmalar yapılmış olmasına rağmen,
akademik yazında işletme yönetimi tarafından nasıl bir ‘kurum güveni’ oluşturulabileceği konusu pek araştırılmamıştır. Bu bölümde ‘Kaynak Temelli Bakış Açısı’ (Resource Based View) modeli çerçevesinde, işletmelerde sürdürülebilir rekabet gücünün sağlanmasında kurum güveninin nasıl oluşturulabileceği konusu irdelenmeye çalışılmıştır.