İki Aşamalı Mukogingival Cerrahi Sürecinde Gelişen Doku Nekrozu ve Yeniden Cerrahi Yönetimi: Bir Vaka Sunumu


Creative Commons License

Gürses Z. G., Kale E., Arpağ O. F.

22. Uluslararası Hipokrat Tıp ve Sağlık Bilimleri Kongresi, Ankara, Türkiye, 26 - 27 Haziran 2026, ss.46-47, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.46-47
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Gingival çekilmelerin tedavisinde iki aşamalı mukogingival cerrahi yaklaşımlar, özellikle yetersiz keratinize dişeti varlığında yumuşak doku kalitesinin artırılması ve kök yüzeyi örtülmesinin optimize edilmesi açısından öngörülebilir klinik sonuçlar sunmaktadır. Bununla birlikte, cerrahi süreçte gelişen iyatrojenik komplikasyonlar tedavi başarısını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu vaka sunumunun amacı, serbest dişeti grefti sonrası ikinci aşama cerrahide adeziv materyal kontaminasyonuna bağlı gelişen doku nekrozunun yönetimini ve yeniden uygulanan cerrahi yaklaşımın klinik sonuçlarını sunmaktır. Olgu Sunumu: Sistemik açıdan sağlıklı, 48 yaşında kadın hasta, mandibular anterior bölgede gingival çekilme şikâyeti nedeniyle kliniğimize başvurdu. Klinik periodontal değerlendirmede 41–31 numaralı dişler bölgesinde gingival çekilme ile birlikte yetersiz keratinize dişeti genişliği saptandı. Tedavi planı kapsamında, ikinci aşamada gerçekleştirilecek kök yüzeyi örtme prosedürünün prognozunu iyileştirmek ve keratinize doku miktarını artırmak amacıyla ilk aşamada serbest dişeti grefti uygulandı. Cerrahi sonrası altı aylık iyileşme ve doku maturasyonu sürecinin ardından, ikinci aşamada bağ dokusu grefti ile birlikte koronale kaydırılmış flep operasyonu planlandı. Flebin stabilizasyonunu artırmak amacıyla kullanılan adeziv materyalin işlem sırasında cerrahi saha içerisine sızmasına bağlı olarak erken postoperatif dönemde doku vaskülarizasyonunda bozulma ve cerrahi bölgede nekrotik değişiklikler gözlendi. Gelişen yumuşak doku nekrozu nedeniyle planlanan kök yüzeyi örtülmesi başarısızlıkla sonuçlandı. Nekrotik alanın sekonder iyileşmesini takiben üç aylık bekleme süresi sonrası cerrahi saha yeniden değerlendirildi. Yeterli doku iyileşmesinin sağlandığının gözlenmesi üzerine aynı bölgede bağ dokusu grefti ve koronale kaydırılmış flep operasyonu yeniden uygulandı. Klinik takiplerde yumuşak doku kalitesinde belirgin iyileşme, keratinize dişeti stabilitesinde artış ve kök yüzeyi örtülmesinde tatmin edici klinik sonuçlar elde edildi. Sonuç: Mukogingival cerrahi sırasında gelişen iyatrojenik komplikasyonlar tedavi başarısını olumsuz etkileyebilmekle birlikte, uygun iyileşme süresi sonrasında yeniden planlanan cerrahi girişimler başarılı klinik sonuçlar sağlayabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Gingival Çekilme, Mukogingival Cerrahi, Serbest Dişeti Grefti 

Objective: Two-stage mucogingival surgical approaches for the treatment of gingival recessions provide predictable clinical outcomes, particularly in the presence of inadequate keratinized gingiva. However, iatrogenic complications occurring during the surgical process may adversely affect treatment success. This case report aimed to present the management of tissue necrosis associated with adhesive material contamination during second-stage surgery following a free gingival graft and to evaluate the clinical outcomes of the repeated surgical approach. Case Report: A systemically healthy 48-year-old female patient presented to our clinic with complaints of gingival recession in the mandibular anterior region. Clinical periodontal examination revealed gingival recession associated with insufficient keratinized gingival width in the region of teeth 41–31. As part of the treatment plan, a free gingival graft was initially performed to increase the amount of keratinized tissue and improve the prognosis of the planned root coverage procedure. Following a six-month healing period, a connective tissue graft combined with a coronally advanced flap was planned as the second-stage procedure. During surgery, adhesive material used to enhance flap stabilization inadvertently contaminated the surgical field, resulting in impaired tissue vascularization and necrotic changes in the early postoperative period. Consequently, the planned root coverage procedure failed. After secondary healing of the necrotic area and a three-month period, the surgical site was re-evaluated. Upon confirmation of adequate tissue healing, a connective tissue graft and coronally advanced flap were successfully repeated in the same region. Clinical follow-up demonstrated marked improvement in soft tissue quality, increased keratinized gingival stability, and satisfactory root coverage outcomes. Conclusion: Although iatrogenic complications during mucogingival surgery may negatively influence treatment outcomes, carefully replanned surgical interventions following an adequate healing period can achieve favorable clinical results. Keywords: Gingival Recession, Mucogingival Surgery, Free Gingival Graft