Muhasebe, Finans ve İktisat Araştırma Örnekleri, Ali Acaravcı, Editör, Nobel Akademik Yayıncılık, Ankara, ss.485-504, 2018
18. yüzyıl felsefi düşüncesi, gelişim döneminde dünyanın mevcut atmosferini araçsal (instrumental, fayda sağlama, maddi çıkar), ahlaki (moral) ve estetik (aesthetic) olmak üzere üç ayrı tabakaya bölmüştür (Wilber, 1998’den aktaran Taylor ve Hansen, 2005). Filozoflar maddiyatı yansıtan fayda sağlamayı, ahlaki ve manevi (spiritual, ruhsal) durumlarla ilgili sorulardan ayrı düşünüldüğünü görmüş ama daha sonra bu ahlaki tabakanın fiziki dünyayı anlama ve kontrol etme yeteneğimizde kullanıldığını bulmuşlar ve bu durum yaşam standardımızda büyük gelişmelere yol açmıştır. Örgüt ve siyaset için kullanılan etik kodlar bu duruma örnek olarak verilebilir.
Örgütlerle ilgili olarak düşünüldüğünde de bu gerçekliği üç ayrı alana bölerek yansıtabiliriz. Genel olarak örgütsel teoriler, araçsal soruları kendi konularıyla ilişkilendirdiklerinde etkinlik (efficiency) ve etkililik (effectiveness) üzerinde yoğunlaşmaktadırlar. Son zamanlarda ahlaki sorular işletme etiği çalışmalarında işlenirken, estetik sorular ise duygu, deneyim, güzellik ve çirkinlik konuları içinde görülmeye başlanmıştır.
Yunanca sözcük olan “aisthesis”, her türlü algısal deneyimi ifade etmektedir. Estetiğin babası olarak düşünülen Alman filozof Alexander Gottlieb Baumgarten, bilginin bilişsel olduğu kadar duygularla da ilişkili olduğunu söylemiş, estetiği ‘güzellik’ felsefesi ve biliminde kullanmıştır (Hansen, Ropo ve Sauer, 2007, s. 546; Merritt ve DeGraff, 1996). Estetik deneyim, üst düzey görev yapanların bilişsel davranışlarının anlamlandırılmasında duyuşsal davranışlarının da etkisi olduğunu belirtmektedir.