Keban Barajı’nın Batı Sınırında Kalkolitik Dönem: Kalaycık, Kalecikler ve Hoşrik Kazıları (Elazığ-Ağın) Bulguları
OANNES - Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi, cilt.8, sa.1, ss.168-189, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 8 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.33469/oannes.1844770
- Dergi Adı: OANNES - Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.168-189
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Keban Baraj Gölü yapımı projesi kapsamında, Yukarı Fırat Havzası’nda ilk sistemli yüzey araştırmaları 1967’de, kazılar ise hemen sonrasında 1968’de başlar. Keban Baraj alanındaki kurtarma kazıları, suyun dolmasıyla 1975’te son bulur. Bu dönüşümsüz tahribat öncesinde uluslararası ekiplerce yapılan kazılar sonucunda bölge, Yakındoğu’nun görece en iyi tanınan arkeolojik istasyonlarından biri haline gelmiştir. Bu geniş alanın batısında bulunan Ağın, Keban Barajı’nın yapımından önce Karasu ile Murat nehirlerin birleşerek Fırat’ı oluşturduğu, kuzeyde Kemaliye (Eğin) ile Erzincan Ovası’na, batıda da Arapkir yolu ile Malatya Ovası’na açılan önemli bir bölgedir. Keban Baraj Gölü alanının doğusundaki verimli Altınova Bölgesi, büyük boyutlu ve merkez karakterli höyükleri ile diğer alanlara göre daha yoğun çalışmalara sahne olmuştur. Bununla birlikte Keban Baraj Alanının batıya açılan Ağın çevresinde daha sınırlı ölçüde çalışmalar yapılmıştır. Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu başkanlığındaki bir ekipçe yürütülen Kalaycık, Kalecikler, Hoşrik Mevki ve Kilise Yazısı, Hereser Nekropolü kazı projeleri, bölgenin Klasik Dönem yerleşim düzeni aydınlatılmayı hedeflemiştir. Bu merkezlerden Kalaycık, Kalecikler ve Hoşrik Mevki kazılarında Kalkolitik Dönem’in varlığı tespit edilmiştir. Tüm bu yerleşimlerde yürütülen kazılarda Demir Çağ ve öncesine ait tabakalar mimari kontekslerden bağımsız, çanak-çömlek repertuvarı ile tanınmaktadır. Kalaycık Höyük’e Erken Kalkolitik Dönem’den itibaren yerleşildiği önerilebilir. Bununla beraber her üç yerleşimde de Geç Kalkolitik Dönem’in varlığı ifade edilebilir.
Within the framework of the Keban Dam Salvage project, the first systematic surveys in the Upper Euphrates Basin were carried out in 1967, with excavation campaigns commencing in 1968. Rescue excavations in the area came to an end in 1975 with the impoundment of the reservoir. As a result of the excavations conducted by international teams before this best-documented destruction, the region became one of the relatively well-documented archaeological zones in the Near East. Located in the western part of this extensive region, Ağın was an important area before the construction of the Keban Dam, where the Karasu and Murat rivers converged to form the Euphrates, opening northwards towards Kemaliye (Eğin) and the Erzincan Plain, and westwards via the Arapkir route to the Malatya Plain. The fertile Altınova region to the east of the Keban Dam area has seen more intensive research than other areas, owing to its large scale mounds with central place characteristics. However, more limited studies have been conducted around Ağın, the western extension of the Keban Dam area. The excavation projects at Kalaycık, Kalecikler, Hoşrik Area, Kilise Yazısı and the Hereser, conducted by a team under the direction of Prof. Dr Ümit Serdaroğlu aimed to elucidate the Classical-period settlement pattern of the region. At the sites of Kalaycık, Kalecikler and Hoşrik, excavations have identified evidence of occupation during the Chalcolithic period. Across these settlements, levels dating to the Iron Age and earlier periods are recognised primarily through their pottery assemblages, independent of architectural contexts. It can be suggested that Kalaycık Höyük was inhabited from the Early Chalcolithic Period onwards; however, all three settlements also exhibit evidence for the Late Chalcolithic Period.