Karmaşıklıkta Direnç Arayışı: Michael Batty’nin Kent Sistemleri ve Dinamik Adaptasyon Teorisi Üzerine Yeni Perspektifler


Creative Commons License

Eren V., Akın S.

Post-Modern Dönemde Yerel Yönetimler, ALTINTAŞ HAKAN, Editör, BİDGE, Ankara, ss.194-211, 2024

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2024
  • Yayınevi: BİDGE
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.194-211
  • Editörler: ALTINTAŞ HAKAN, Editör
  • Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Şehirler, insanlığın medeniyet serüvenindeki en girift, en incelikli ve belki de en dramatik yapı taşlarıdır. Tarihin her aşamasında, toplumsal organizasyonun merkezi olan şehirler, hem barındırdıkları nüfusun ekonomik ve sosyal taleplerini karşılamak hem de çevresel ve siyasi çalkantılara uyum sağlamak gibi iki zıt misyonu bir arada yürütmek zorunda kalmıştır. İşte bu ikili misyon, şehirleri yalnızca birer yerleşim alanı olmaktan çıkarıp, dinamik, kendini sürekli yeniden üreten karmaşık sistemler haline getirmiştir. Michael Batty’nin kent sistemleri ve karmaşıklık teorisi, şehirlerin bu içsel doğasını anlamaya yönelik en sofistike yaklaşımlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Batty’nin teorisi, şehirlerin statik birer yapı olmaktan ziyade sürekli değişen, etkileşim halinde olan ve krizlere yanıt verebilen karmaşık bir organizma olduğunu ileri sürer. Ona göre, şehirlerin dirençliliği -ki bu kelimeyi doğrudan bir Türkçe karşılıkla ifade etmek dahi kimi zaman yetersiz kalabilir- bu karmaşıklığın doğru anlaşılmasıyla mümkündür. Dirençlilik yalnızca bir kriz anında sistemin çökmemesini ifade etmekle kalmaz; aynı zamanda kriz sonrası dönüşüm ve adaptasyon yeteneğini de içerir. Batty’nin kuramının, gerek sosyal bilimlerde gerek şehir planlama disiplininde yarattığı bu paradigma değişimi, şüphesiz ki çağımızın şehircilik anlayışını kökten değiştiren bir yaklaşımdır. Öncelikle, Michael Batty ve Karmaşıklık Teorisi: Kent Sistemlerinin Anatomisi başlığı altında Batty’nin teorik çerçevesini irdelemek gerekmektedir. Şehirlerin karmaşık doğasını anlamak, sadece bireysel aktörlerin değil, bu aktörler arasındaki ilişkilerin ve etkileşimlerin de analiz edilmesini gerektirir. Batty, şehirleri statik birer yapı olarak görmek yerine, sürekli devinim halinde olan sistemler olarak ele alır. Bu sistemler, değişen ihtiyaçlara ve çevresel şartlara yanıt verebilme yetenekleri ile dikkat çeker. Bu noktada, karmaşıklık teorisinin, modern kent teorisi ile nasıl harmanlandığını ve şehirlerin anatomik yapısının bu bağlamda nasıl yeniden yorumlandığını tartışacağız. İkinci olarak, Dinamik Yapılar: Kent Sistemlerinin Esneklik ve Adaptasyon Kapasitesi başlığında, şehirlerin karmaşıklığının onların esneklik ve adaptasyon kapasitesini nasıl şekillendirdiğini inceleyeceğiz. Batty’nin tezine göre, bir şehir ne kadar karmaşıksa, o kadar dirençlidir. Çünkü karmaşıklık, yalnızca kaotik bir yapı değil, aynı zamanda çok yönlü ve çok boyutlu bir dayanıklılık sunar. Burada, esnekliğin yalnızca fiziksel altyapı ile sınırlı olmadığını, sosyal ağlar, ekonomik mekanizmalar ve kültürel adaptasyon süreçleri gibi çok katmanlı bir çerçevede ele alınması gerektiğini göreceğiz. Üçüncü olarak, Karmaşıklık ve Dirençlilik: Şehirlerin Gelecekteki Zorluklara Yanıtı başlığında, şehirlerin giderek artan çevresel, ekonomik ve sosyal krizlere nasıl yanıt verdiğini ele alacağız. İklim değişikliği, nüfus artışı ve kentleşmenin getirdiği sorunlar, şehirlerin dirençlilik kapasitesinin sınırlarını zorlamaktadır. Ancak Batty’nin karmaşıklık teorisi, bu zorlukların yalnızca bir tehdit değil, aynı zamanda şehirlerin kendilerini yeniden inşa etmesi için bir fırsat sunduğunu ileri sürmektedir. Dördüncü olarak, Şehir Planlamasında Yeni Bir Paradigma: Dinamik ve Dirençli Kent Modelleri başlığı altında, Batty’nin kuramının şehir planlama pratiklerine nasıl uygulanabileceğini tartışacağız. Geleneksel planlama anlayışları, şehirleri genellikle sabit bir düzenle ele alırken, Batty’nin teorisi, değişimi ve belirsizliği planlama sürecinin bir parçası haline getirir. Bu yaklaşım, şehirlerin gelecekteki krizlere hazırlıklı olmasını sağlarken, aynı zamanda esnek, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kent modeli oluşturmayı hedefler. Kentsel Dirençliliği Ölçmek: Karmaşık Sistemler Yaklaşımı ve Uygulama Alanları incelemesi ile, Batty’nin teorisinin pratikte nasıl kullanılabileceğini ve dirençliliğin nasıl ölçülebileceğini tartışacağız. Karmaşık sistemler yaklaşımı, yalnızca akademik bir teori olmanın ötesine geçerek, somut politikalar ve uygulamalar için bir rehber sunar. Bu bağlamda, şehirlerin dirençlilik düzeyini artırmak için önerilen modeller ve bu modellerin çeşitli şehirlerdeki uygulama alanları ele alınacaktır. Batty’nin karmaşıklık teorisi, şehirleri anlamak ve onları daha dirençli hale getirmek için son derece kapsamlı ve sofistike bir çerçeve sunmaktadır. Özetle bu çalışma bu teorinin şehircilik pratiği ve akademik literatür üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele alarak, şehirlerin karmaşık yapılarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır