Kamu Değeri ve Yeni Kamu Hizmeti Yaklaşımlarında Medya: Yönetimsel Meşruiyet mi, Demokratik Etkileşim mi?


Creative Commons License

Kahraman Ö. F.

Erciyes İletişim Dergisi, cilt.13, sa.1, ss.113-136, 2026 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 13 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.17680/erciyesiletisim.1755706
  • Dergi Adı: Erciyes İletişim Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.113-136
  • Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, kamu değerine ve yeni kamu hizmeti yaklaşımına odaklanarak, medyanın kamu yönetimi süreçlerindeki rolünü sorgulamaktadır. Geleneksel ve yeni kamu işletmeciliği yaklaşımlarına yönelik eleştirilerin ardından geliştirilen bu iki yaklaşım, demokratik katılım, şeffaflık ve toplumsal değer üretimi gibi unsurları kamu yönetiminin merkezine yerleştirmektedir. Çalışma, medyanın yalnızca bilgi iletiminde bulunan pasif bir araç değil, aynı zamanda yönetişim süreçlerinde etkin bir aktör olduğunu ileri sürmektedir. Medyanın, kamuoyunun yönetime katılımını artırıcı, meşruiyet sağlayıcı ve kamu değerlerinin inşasına katkı sunan bir işleve sahip olduğu vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, medya kullanımının yüzeysel iletişim, manipülasyon ve popülizm gibi riskler taşıdığı da ifade edilmektedir. Karşılaştırmalı analiz yöntemiyle gerçekleştirilen bu teorik çalışmada, medya ile bu iki yaklaşım arasındaki ilişkiler yapısal ve işlevsel boyutlarıyla ele alınmıştır. Sonuç olarak, medya hem yöneticiler hem de vatandaşlar açısından katılımcı yönetişim süreçlerinin vazgeçilmez bir bileşeni olarak konumlandırılmaktadır.
This study focuses on the role of the media within the frameworks of the public value and new public service approaches in public administration. Both approaches emerged as critiques of traditional and new public management paradigms, emphasizing democratic participation, transparency, and the creation of social value. The media is presented not as a passive communication tool but as an active actor that facilitates interaction between citizens and the administration. It contributes to the creation of public legitimacy, supports citizen engagement, and plays a role in building shared public values. However, the study also highlights risks associated with the instrumental use of media, such as superficial communication, manipulation, and populism. Through a comparative theoretical analysis based on secondary data, the study examines how each approach conceptualizes the media and integrates it into governance processes. The findings suggest that media is an indispensable component of participatory governance, serving as a platform for both administrative communication and citizen empowerment in the creation of public value.