Telehealth Interventions Among Parents of Hospitalized Children: A Descriptive and Regression-Based Analysis
STED/Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi, vol.35, no.2, pp.144-155, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Volume: 35 Issue: 2
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.17942/sted.1672785
- Journal Name: STED/Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.144-155
- Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
- Hatay Mustafa Kemal University Affiliated: Yes
Abstract
Objective: This study aimed to identify the knowledge levels, opinions, and usage patterns of parents with hospitalized children in pediatric units regarding telehealth applications and to determine the demographic factors that influence these experiences. Method: This descriptive study was conducted through face-to-face interviews with 150 parents. Data were collected using the "Parent Information Form" which was developed by the researchers and refined through expert opinion. Descriptive statistics and logistic regression analyses were used to analyze the data. Results: It was found that the majority of parents were knowledgeable about telehealth applications (55.9%), had used these services at least once (96.7%), and generally found them beneficial (66.0%). The most common purposes for use were making appointments, checking test results, and receiving medical consultations. Most participants believed that telehealth provides advantages in terms of cost and distance (71.3%) and improves access to healthcare services (68.0%). However, concerns remained regarding tele-surgery (37.3% disagreed), privacy (34.7% undecided), and patient–physician interaction (51.3% undecided). Logistic regression analyses showed that demographic variables such as age, gender, and educational level did not have a statistically significant effect on the use of telehealth services (p>0.05). Conclusion: The findings of this study indicate that parents frequently use telehealth applications for themselves and their children, consider them beneficial, and are satisfied with these services. However, it was found that demographic characteristics did not significantly predict the use of telehealth applications. These results are important for guiding future implementations and shaping health policies.
Amaç: Bu çalışma, çocuk kliniklerinde hastanede yatan çocukların ebeveynlerinin telesağlık uygulamalarına ilişkin bilgi düzeylerini, görüşlerini ve kullanım biçimlerini belirlemeyi ve bu deneyimleri etkileyen demografik faktörleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma, 150 ebeveyn ile yüz yüze görüşmeler yoluyla gerçekleştirilmiştir. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uzman görüşü ile son haline getirilen “Ebeveyn Bilgi Formu” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve lojistik regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun telesağlık uygulamaları hakkında bilgi sahibi olduğu (%55,9), bu hizmetleri en az bir kez kullandığı (%96,7) ve genel olarak faydalı bulduğu (%66,0) belirlenmiştir. En sık kullanım amaçları randevu alma, test sonuçlarını kontrol etme ve tıbbi danışmanlık alma olmuştur. Katılımcıların büyük bir kısmı telesağlığın maliyet ve mesafe açısından avantaj sağladığına (%71,3) ve sağlık hizmetlerine erişimi artırdığına (%68,0) inandıklarını belirtmiştir. Ancak, tele-cerrahi (%37,3 katılmıyor), mahremiyet (%34,7 kararsız) ve hasta–hekim etkileşimi (%51,3 kararsız) konularında endişelerin devam ettiği görülmüştür. Lojistik regresyon analizleri, yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi gibi demografik değişkenlerin telesağlık hizmetlerini kullanma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir (p>0,05). Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, ebeveynlerin hem kendileri hem de çocukları için telesağlık uygulamalarını sıklıkla kullandıklarını, bu hizmetleri faydalı bulduklarını ve memnun olduklarını ortaya koymaktadır. Ancak, demografik özelliklerin telesağlık uygulamalarını kullanmayı anlamlı şekilde yordamadığı bulunmuştur. Bu sonuçlar, gelecekteki uygulamalara rehberlik etmesi ve sağlık politikalarının şekillendirilmesi açısından önem taşımaktadır.