Râgıb Râif & Raûf Ahmed'in Mısır Meselesi adlı eserinin transkripsiyonu ve tahlili
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEVZAT ÖZKAN
Danışman: ÖZER ÖZBOZDAĞLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti yoğun bir diplomasi sürecine girmiştir. Bu dönemin en önemli konularından biri de Mısır Meselesi olmuştur. Mısır'da asayişi sağlayan Mehmet Ali Paşa burada önemli bir güç haline gelmiştir. Osmanlı Devleti, Mehmet Ali Paşa'nın isyan etmesiyle Rusya ile 8 Temmuz 1833'te Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalamıştır. Avrupalı devletlerin de Mısır Meselesi 'ne müdahil olmasıyla bu sorun 1840 Londra Antlaşması ile çözülmüştür. Mehmet Ali Paşa'nın Osmanlı Devleti'ne karşı isyanı, Osmanlı Devleti'nin bu iç meseleyi Avrupalı devletlerin yardımı ile halletmesine neden olmuştur. Bu iç mesele Osmanlı Devleti'ni uluslararası alanda zor durumda bırakmıştır. Hidiv İsmail Paşa döneminde Mısır, Avrupa idare tarzında yönetilmeye çalışılmıştır. Hidiv İsmail Paşa, Sudan, Darfur Zengibar bölgelerini ele geçirmiş, Kızıldeniz ve Aden sahillerini Mısır idaresine katmıştır. Mali alanda bozulmalar neticesinde Avrupalı devletler Mısır ekonomisini kontrol edebilmek için burada 1876 yılında Duyun-u Umumiye Sandığı kurmuşlardır. İngiltere'nin isteği üzerine "Dual kontrol" sistemi oluşturulmuştur. Bu süreç Sultan II. Abdülhamid tarafından Hidiv İsmail Paşa'nın 1879'da azli ile sonuçlanmıştır. 1882 yılında ise İngiltere Mısır'ı işgal etmiştir. Osmanlı Devleti bu işgali protesto etmiştir. Osmanlı Devleti'nin tüm girişimlerine rağmen İngiltere izlemiş olduğu muğlak politikası, bu süreçte Avrupalı devletleri yanına çekmesi, İngiltere'nin Mısır'da kalıcı hale gelmesine neden olmuştur. Sonuç olarak Mısır Meselesi bir iç sorun iken, Avrupalı devletlerin müdahalesi ile uluslararası bir mesele haline dönüşmüş, 15 Temmuz 1882'de İngiltere'nin işgali ile sonuçlanmıştır. Transkripsiyonu yapılan bu eser, Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyıl boyunca diplomasi alanında geçirdiği aşamaları ve Mısır Meselesi'nde gösterdiği çabayı anlatması bakımından önem arz etmektedir.