Türkiye'nin göç ve eğitim mevzuatı üzerine eleştirel bir söylem analizi: Suriyelilerin eğitimi örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, GÖÇ ARAŞTIRMALARI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUNCAY ÇİMEN

Danışman: ZERRİN ARSLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan günümüze farklı ülkelerden farklı nedenlerle kitlesel göçler kabul etmiştir. Farklı dönemlerde Türkiye'ye yönelen kitlesel göçlerin kabul koşulları, iskân kanunları, uluslararası antlaşmalar ve protokoller ile yasal mevzuata dayalı olarak düzenlenmiştir. Türkiye'nin bu yasal mevzuata göre nereden, neden ve kimlerin göçlerini kitlesel olarak kabul ettiği önemlidir. Yasal mevzuata göre gelen yabancı uyrukluların, evrensel bir hak olarak eğitime erişimleri ve okul çağındaki nüfusun eğitimi hem Türkiye hem de kitlesel olarak gelenler için belirleyici olmaktadır. Ancak değişen koşullar ve oluşan ihtiyaçlar mevzuat ve düzenlemelerin güncellenmesine neden olmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'nin aldığı kitlesel göçler, yabancı uyrukluların eğitimi ve 2011 sonrası Türkiye'deki Suriyelilerin eğitimi söylem analizi ile çözümlenmektedir. Nitel araştırma deseni kullanılan bu çalışmada, kuruluşundan günümüze Türkiye'nin kitlesel göç, eğitim ve yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimi ile ilgili yasal mevzuat, düzenlendiği dönemin sosyal, siyasal ve ekonomik olayları dikkate alınarak eleştirel bir söylem analizi ile çözümlenmiştir. Ayrıca Suriyelilerin eğitime erişimleri ile ilgili yapılan saha araştırması ile mevzuat ve uygulamaların pratikteki yansımaları incelenmiştir. Söylem analizinde, Theodor van Dijk'ın söylem çözümlemelerinde yöntemsel araçlar olarak geliştirdiği söylemsel stratejiler ve söylemsel kategorilerini kullanılmıştır. Göç ve eğitim mevzuatının uygulamaları ise, "Suriye Uyruklu Öğrencilerin Eğitimi" üzerinden araştırılmıştır. Sonuç olarak, Cumhuriyet'in kuruluş ve ulus devletleşme sürecindeki kitlesel göçleri bazı istisnalara rağmen, ulus ve ulusçuluk ideolojisi, ulusal bilinç, milli birlik ve bütünlük temelinde kabul ettiği belirlenmiştir. Türkiye'nin kuruluşundan itibaren kitlesel göç kabullerinde soydaşlık, kan birliği ya da dini referanslara göre gerçekleştiği anlaşılmıştır. Göçlerin gerçekleştiği dönemin de alınan kararlara etki ettiği ve her kitlesel göç kabulünde kurulan söylemin zamanla değiştiği, kırıldığı ve hatta Suriyeliler için misafirden kalıcılığa dönüştüğü; okul çağında gelen yabancı uyrukluların eğitimine yönelik mevzuat ve uygulamalarının ise Suriyelilerin eğitiminde karşılaşılan aksaklıklara göre şekillendiği tespit edilmiştir.