Türk Hukukunda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde özel hayatın gizliliği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, KAMU YÖNETİMİ (YL) (TEZLİ), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA NİYAZİOĞLU
Danışman: MUHARREM GÜNEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnsan hakları çağı olarak bakabileceğimiz 21. yy'da gerek ulusal gerekse uluslararası hukukta özel hayatın gizliliği önem kazanmış ve bu hak için koruma mekanizmaları geliştirilmeye çalışılmıştır. Kişinin özel ve aile yaşamını, konutunu ve haberleşmesini keyfi müdahalelere karşı koruyan özel hayatın gizliliği hakkı, bireysel tercihlere ve seçilen yaşam tarzına karışılmamasını, özel alanında herkesin bağımsız ve özgürce hareket etmesini güvence altına alan bir haktır. Özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı ile ilgili olarak hazırlanmış olan bu çalışmanın amacı; bu hakkın kapsamını ortaya koymak, Türkiye genelinde ve uluslararası hukukta ne şekilde korunduğunun tespitini yapabilmek, ihlallerin hangi durumlarda ortaya çıktığını bulmak ve bu ihlallerin ne şekilde asgari düzeye indirilebileceğini tartışmaya sunabilmektir.Özel hayatın gizliliği, basın ve internet gibi kitle iletişim araçları ve bireyler tarafından her geçen gün daha çok ihlal edilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için Türk hukukundaki mevcut yasal normlar incelenmiş ve verilen yüksek yargı kararlarıyla bu hakkın kapsamı belirlenmeye çalışılmıştır. Uluslararası alanda ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi irdelenmiş ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarıyla bu hakkın sınırları tespit edilmeye çalışılmıştır.Bireylerin en mahrem alanı olan özel hayatları, gitgide daha büyük tehditlerle karşı karşıya olmasına rağmen insanımız, özel yaşamına ilişkin yapılan ihlallere gereken tepkiyi göstermemektedir. Yasal düzenlemelerdeki eksiklikler ve mevcut normların hızla gelişen teknolojiye karşı yetersiz kalması, durumu daha ciddi bir hale getirmektedir. Sonuç olarak bu sürecin iyileştirilmesi için yasalar geliştirilmeli ve uygulamada da keyfiliğin önüne geçilmelidir. Aynı zamanda bireylerin de bu konudaki duyarlılığının artırılması gerekmektedir.