İlköğretim Türkçe (6, 7, 8 sınıflar) 2006 öğretim programında yer alan okuma, dinleme, konuşma, yazma öğrenme alanlarındaki kazanımların bütünsel beyin modeline göre analiz edilmesi, sınıflandırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türk Edebiyatı Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN AKGÜL
Danışman: BİLGİNER ONAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde beyin alanındaki gelişmelerle birlikte eğitim ve öğretimde yeniden yapılandırılmalara gidilmiştir. Çözülemeyen bir sır olan insan beyni yavaş yavaş çözümlenmeye başlamıştır. Özellikle Sperry'nin ayrık beyin çalışmalarıyla başlayan bu süreç Lean'nin üçlü beyin modeliyle eksiklikleri giderilerek yeniden yapılandırılmaya çalışılmıştır. Bu iki modeli birleştiren Ned Herrmann'ın bütünsel beyin modeli ile artık beynimizin hangi bölmesinde hangi işlevlerin olduğu sorusu daha da aydınlatılmıştır. Bu bağlamda yapılan araştırmaların eğitim ve öğretimdeki doğurguları yadsınamaz. Çünkü artık beyinin hangi bölgesinin, hangi amaçla kullanıldığı sorusu önemli ölçüde yanıtlanmıştır.Bu doğrultuda hazırlanan uygulamaların beynin hangi bölgesini çalıştırdığı bilenecek ve ona göre etkinlikler düzenlenebilecekti. Fakat bizim yeniden yapılandırılmış 2006 yılı Türkçe müfredatı bunları dikkate aldı mı? Analiz sonuçlarına bakıldığında müfredat hazırlanırken bunun pek fazla dikkate alınmadığı görülmüştür. Sol beyne giren kazanım sayısı, sağ beyne giren kazanım sayısına oranla ciddi anlamda farklılık göstermektedir.Çalışmada, toplam 293 kazanım incelenmiştir. Bu kazanımların 78'i dinleme, 57'si konuşma, 91'i okuma, 67'si ise yazma öğrenme alanına girmektedir. Yüzde olarak ifade edecek olursak; toplam kazanımların %27'sini dinleme, %19'unu konuşma, %31'ini okuma, %23'ünü ise yazma öğrenme alanı oluşturmaktadır.Kazanımların beyin çeyreklerine göre dağılımları incelendiğinde ise, dinleme öğrenme alanındaki kazanımların beyin çeyreklerine dağılımı şu şekildedir: Sol üst çeyrekte 19, sol alt çeyrekte 20, sağ üst çeyrekte 29, sağ alt çeyrekte ise 10 kazanım olmak üzere toplamda 78 kazanım tespit edilmiştir. Konuşma öğrenme alanında tespit edilen kazanımların dağılımı şu şekildedir: Sol üst çeyrekte 22, sol alt çeyrekte 20, sağ üst çeyrekte 2, sağ alt çeyrekte 13 olmak üzere toplamda 57 kazanım tespit edilmiştir. Okuma öğrenme alanında tespit edilen kazanımların dağılımı şu şekildedir: Sol üst çeyrekte 30, sol alt çeyrekte 12, sağ üst çeyrekte 41, sağ alt çeyrekte ise 8 kazanım olmak üzere toplamda 91 kazanım tespit edilmiştir. Yazma öğrenme alanında tespit edilen kazanımların dağılımı şu şekildedir: Sol üst çeyrekte 21, sol alt çeyrekte 20, sağ üst çeyrekte 17, sağ alt çeyrekte 9 olmak üzere toplamda 67 kazanım tespit edilmiştir.Oysa oldukça üst düzey becerilerin olduğu sağ beyne de bir o kadar kazanımın girmesi gerekmektedir. Beyin bir bütündür ve tüm bölümler birbirine eşit oranda çalıştırılmalıdır. Sol beyin teorik kısımları üstlenirken, sağ beyin işin yaratıcılık, özgünlük kısımlarını üstlenir. Bu şekilde hazırlanmış bir öğretim programıyla yetişen öğrencilerin sol beyni baskın olur ki bu da yeniliklere kapalı, yaratıcılıktan uzak bireyler yetiştirilmesi anlamına gelmektedir.Bu bağlamda sağ beyni, kontrolcü olan sol beyni ikna edebilecek seviyeye getirebilmek için iki bölgenin de eşit olarak eğitilmesi gerekmektedir. Eğer sol beyni baskın bireyler yetiştirirsek yeniliklere kapalı, bir şey üretemeyen, basmakalıp işlerin dışına çıkamayan, monoton bir hayatı kabullenen bir toplum yetiştiririz ki bu durum ülkemiz ve dolayısıyla insanlarımız için hoş bir durum değildir. Bu yüzden eğitim ve öğretim düzenlenirken bu beyin modelleri göz önüne alınmalı ve eğitim-öğretimi beynin insan ilgi, yetenek ve eylemleri haritalarına göre yapılandırmalıyız. Bu haritaları göz önünde bulundurursak, etkinlikleri yaparken hangi loblara gönderme yaptığımızı bilir ve etkinliklerimizi her bölgeyi çalıştıracak biçimde yapılandırırız. Bu sayede yeniliklere karşı olmayan, monoton hayatı kabullenmeyen, değişikliklere açık ve yaratıcı bireylere sahip oluruz.ANAHTAR SÖZCÜKLERBütünsel Beyin Modeli, Türkçe Eğitimi Kazanımları, 2006 MEB Müfredatı, Türkçe Öğrenme Alanları, Bilişsel Basamaklar, Bloom'un Taksonomisi