Hatay Müzesi Roma İmparatorluk Dönemi lahitleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, ARKEOLOJİ (YL) (TEZLİ), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: BÜŞRA KOCAMAN SAKİN

Danışman: HATİCE PAMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ölüyü defnetmek amacıyla kullanılan, farklı nitelikteki malzemelerden yapılmış, küvet ya da sandık formunda ve bazen bir kapağa da sahip olan lahitler, dönemler boyunca kültürlerin sosyo-ekonomik durumları, beslenme alışkanlıkları, inanışları, ölü gömme ritüelleri gibi bilgileri günümüze ulaştırması bakımından arkeoloji ve birçok bilim dalı açısından önemli muhafazalardır. Antik çağlardan beri varolan lahitler, Roma İmparatorluk Dönemi'nde Augustus Dönemi'nden itibaren kullanılmaya başlanmış ve popülerliği artarak önemli bir mezar geleneği olmuştur. İnsanlık tarihinden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Antakya, stratejik konumu ile Roma Dönemi'nde dört büyük kentten biri olarak çok güçlü bir merkez haline gelmiştir. Konumu dolayısıyla bölgede ortaya çıkarılan lahitler Roma Dönemi'ne ışık tutmak açısından önem kazanmıştır. Bu çalışma, antik çağlardan itibaren Roma İmparatorluk Dönemi boyunca lahit kullanımını, Roma Dönemi ölü kültü geleneklerini ve üretim merkezlerini inceleyerek Hatay Müzesi'nde bulunan lahitleri stil, teknik ve kronolojik açıdan değerlendirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, Hatay Müzesine bulunan Roma İmparatorluk Dönemi'ne ait 17 lahit ile 9 lahit parçasından oluşan 26 eser incelenmiş ve bir katalog çalışması yapılmıştır. Çalışılan lahitler ve lahit parçalarının 9 tanesinin kireçtaşından, 17 tanesinin de mermer malzemeden yapıldığı tespit edilmiştir. Kireçtaşı malzemenin yerel kireçtaşı ocaklardan çıkarıldığı ve bölgedeki ustalarca yapıldığı düşünülmektedir. Mermer malzemeli lahitler ise bölgede bir mermer ocağı olmadığı için Atina, Marmara Adası (Prokonnesos) ve Dokimeion'dan ithal edilmiştir. Eserlerin, tipolojik olarak 10 girlandlı, 3 levhalı, 1 frizli, 1 sütunlu ile 1 frizli-girlandlı ve 1 sütunlu -girlandlı lahit; 6 girlandlı, 3 frizli parça olduğu belirlenmiştir. Uzun yüzlerinde iki girlandı bulunan lahitler Attika lahitleri ile uyumlu, üç girlanda sahip lahitler Küçük Asya özellikleri taşımaktadır. Levhalı lahitler yerel karaktere sahiptir. Frizli lahit Atina'dan ithal edilmiş, sütunlu lahit Dokimeion kökenli olmaktadır. Değerlendirilen lahitlerden en erken örneklerin İ.S. 160 yıllarında, en geç örneklerin ise İ.S. 265/270 yıllarında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Atina'dan ithal edilen ve yerel atölyelerce işlenen Hatay Müzesi'nde yer alan Roma İmparatorluk Dönemi lahitlerinin, önemli ve güçlü bir konuma sahip bölge için çok belirleyici özellikler taşımadığı; ancak gelecekte yapılacak kazı çalışmalarında ortaya çıkarılacak eserlerin incelenmesi ile kesin bir kanıya varılabileceği düşünülmektedir.