V-X. yüzyıllar arasında Slavlar ve Vareg-Ruslar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE CANSU SAMAT

Danışman: SEDAT BİLİNİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

V. yüzyıldan itibaren Slavlar, güneyde Bizans İmparatorluğu'ndan kuzeyde Baltık'a ve batıda Main Nehri'ne değin uzanan geniş coğrafyada yaşamlarını sürdürmekteydiler. Yaşam sahalarının coğrafi konumu nedeniyle Hunlar, Avarlar, Hazarlar ve Volga (İtil) Bulgarları ile siyasi ve kültürel bağlamda yakın bir ilişki içerisinde bulunmaktaydılar. Bununla birlikte güneyde Bizans İmparatorluğu gibi köklü ve gelişmiş bir devletin varlığının Slavlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. IV. yüzyılda İtil Nehri'ni geçerek bölgeyi yurt edinen Hunlar, evvela Alanları boyunduruk altına almış, Alt Dinyeper bölgesini yurt edinen Ostrogotları Pannonia'ya sürmüş ve Tuna Havzasını kontrol altına alarak bölgedeki Slavları itaat altına almışlardır. Hunlar, Slavları ordularına dahil ederek, aralarında militarizmin aşılanmasında büyük rol oynamışlardır. Rusya sahasında Avar dönemi ile birlikte Slavların göç hareketleri hız kazanmıştır. VI. yüzyılın ortalarında Volga Nehri'ni geçen Avarlar, bölgedeki Slav kabilelerini itaat altına alarak, onları askeri birliklerine dahil etmişlerdir. Avarlar, Slavların Balkanlara değin ilerleyerek bu bölgeyi Slavlaştırmalarında büyük rol oynamışlardır. Avrupa'nın doğusunda Hazar hâkimiyetinin başlaması, VII. yüzyılda gerçekleşmiştir. Hazarların ticari faaliyetleri ve bölgede güçlü bir devlet meydana getirmeleri hem Slavlar hem de Vareg-Rusların bu ticaret trafiğine ilgilerinin çekilmesine sebebiyet vermiş, Vareg-Rusların bölgeye gelişlerinin ardından onlara bir örnek teşkil etmiştir. Hazarların kuzeyindeki toprakları yurt edinen İtil Bulgarları ise erken X. yüzyıla kadar Volga'nın büyük bir bölümünde hâkimiyet kurmuşlardır. Doğu Slavlarının Volga ve Oka Nehirlerini kullanarak güneye inmeleri ile Bulgarlarla temas mümkün olmuştur. Bu etnik unsurların Slavlar üzerindeki etkileri tartışılmazdır. Bununla birlikte Slavlar Vareg-Rusların bölgeye gelişinden evvel yaşadıkları alanı müdafaa edebilmek ve mallarını koruyabilmek amacı ile korunaklı şehirler inşa etmiş ve Baltık'ın kıyısında mühim ticaret merkezleri meydana getirmişlerdir. Vareg-Rusların 838'de Konstantinopolis'e bir elçi heyeti göndermiş olmaları, onların güneydeki siyasi faaliyetlerinin başlangıcı olarak değerlendirilmektedir. Knez Rürik, beraberindeki Vareg-Ruslarla Novgorod ve çevresinde Vareg-Rus Devleti'nin temellerini atmıştır. Bunun ardından 860'ta Askold ve Dir tarafından Konstantinopolis'e yönelik gerçekleştirilen Rus seferi ile Vareg-Ruslar Bizans yönetimi tarafından tanınmıştır. Ancak Rusların, merkezi Kiev'de bulunan ve kuzeydeki Novgorod ile bağlantılı bir devlet kurmaları Knez Oleg ile mümkün olmuştur. Knez Oleg'in 907'deki Konstantinopolis seferi ve 907-911 yıllarında Bizans Hükümeti ile yaptığı antlaşma ise Rus Devleti için yeni ve güçlü bir dönemin başlangıcı olmuştur. Rürik'in oğlu ve ardılı Igor'un hâkimiyet devri, Konstantinopolis'e yönelik gerçekleştirilen ilki başarısız olmak üzere iki sefer ile birlikte iki kere Hazar Denizi kıyılarını yağmalama girişimi dolayısıyla Rusların güç kaybettiği bir dönem olarak değerlendirilmektedir. Igor her ne kadar 944'te gerçekleştirdiği Konstantinopolis seferinin sonucunda Bizans ile bir antlaşma yapmayı başarabilmiş olsa da elde ettiği ticari imtiyazlar Ruslar için daha az avantajlı olmuştur. Knez Igor'un Derevliyanlar tarafından öldürülmesinin ardından tahta geçen Svyatoslav döneminde Hazarlar, Ruslar tarafından bertaraf edilmiş, ancak bu durum, Peçeneklerin Kiev'e değin ilerlemelerine ve Rusların güçten düşmelerine sebebiyet vermiştir. Svyatoslav'ın Bulgaristan'a Bizans'ın teşviki ile 967'de sefer düzenlemesi onun, devletin merkezini Bulgaristan'a taşıma fikrine sıcak bakmasına sebep olarak 969'da ikinci bir sefer düzenlemesine neden olmuş, ancak 971 yılına değin süren savaş Rusların ağır yenilgisi ile sonuçlanmıştır. Kiev'e dönüş yolunda ise Svyatoslav, Peçenekler tarafından öldürülmüştür. Ancak bu zorlu ve uzun süreç, Vareg-Rus Devleti'nin etkinliğinin artmasında büyük rol oynamıştır.