Sivil toplum kuruluşlarının yönetişim anlayışına ilişikin algıları: Antakya örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, KAMU YÖNETİMİ (YL) (TEZLİ), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜZEYYEN GÜÇLÜ

Danışman: VEYSEL EREN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yönetişim anlayışı, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının hepsini kapsayan sistemler bütünüdür. Yönetişim yaklaşımında bu kuruluşlar arasındaki ilişki, hepsinin ortaklaşa birtakım görev ve sorumlulukları yerine getirmesi zorunluluğundan doğmaktadır. Yönetişim anlayışının klasik yönetim yapılarınca tek taraflı olarak belirlenen ilişkiler yerine çok aktörlü ve etkileşimli ilişkileri içeren ve birlikte yönetme, birlikte düzenlemeye dayalı bir yönetim süreci olması nedeniyle oldukça önemli olduğu söylenebilir. Ortak bir amacı gerçekleştirmek için merkezi, hiyerarşik ve işbölümüne dayalı olmak yerine çok aktörlü, adem-i merkeziyetçi, kendisinin yapmasından çok toplumdaki diğer aktörlere yetki veren, onları yönlendiren ve kaynakların yönlendirilmesini kolaylaştıran özellikleri nedeniyle yönetişim anlayışı oldukça gerekli ve önemlidir. Yönetişim yaklaşımı, merkezi yönetimin yetki ve otoritesini sivil toplum örgütleriyle paylaşması, devlet otoritesi ve yaptırımlarına dayanmayan çoğulcu yönetim biçimlerinin ve aktörlerinin etkileşimiyle katılımcı bir kamu yönetimini öngörmektedir. Bu bakımdan, yönetişim anlayışı, ?aktif katılımcı yurttaş? ve ?örgütlü toplum? kavramları ile yakından ilişkilidir. Yönetişim kavramında katılım ve bu katılıma imkan verecek demokrasi önem kazanmaktadır. Böylece yönetişim anlayışı içerisinde yer alan sivil toplum kuruluşları da demokrasinin etkinliğini ve işlevselliğini arttırması bakımından önemlidir. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarının karar alma ve denetleme süreçlerine dahil edilmesi yönetişimin uygulanabilirliği bakımından ele alınmaları oldukça önemli ve gereklidir. Anket araştırmasına dayanan çalışma, yönetişim anlayışının uygulanabilmesi ve işlerliği bakımından hayati rolü bulunan sivil toplum kuruluşlarının Antakya?daki durumlarına odaklanmıştır. Kozmopolit niteliği ve köklü tarihsel geleneğiyle, zinde ve yeniliklere açık toplumsal yapısıyla Antakya?nın, yönetişim yaklaşımının uygulanabilmesi için önemli bir avantaja sahip olduğu varsayılmaktadır. Dinamik, farklı kültürel ve etnik kodlara sahip olan, ancak bununla birlikte yüzlerce yıldır birlikte yaşama becerisini sergileyen yöre halkının oluşturduğu sivil toplum kuruluşları, diğer yönetişim aktörleri yanı sıra etkileyici ve kendine özgü bir takım avantajları içinde barındırmaktadır. Yönetişim anlayışının uygulanabilirliği açısından bu durum göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir. ANAHTAR KELİMELER Yönetişim, Sivil Toplum Kuruluşları, Katılımcı Yönetişim, Örgütlü Toplum, Demokrasi