İMMUNSUPRESİF TEDAVİ ALAN HASTALARIN HBV, HCV, HIV VE TÜBERKÜLOZ AÇISINDAN TARANMASI VE VERİLEN PROFİLAKTİK TEDAVİLERİN RETROSPEKTİF İNCELENMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERYEM GÜRLER ÇINKI

Danışman: YUSUF ÖNLEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İmmunsupresif tedavi öncesi enfeksiyon hastalıkları polikliniğine yönlendirilen hastaların HBV, HCV, HIV ve Tüberküloz açısından taranması ve profilaktik tedavilerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif, gözlemsel ve tek merkezli olup Ocak–Aralık 2022 tarihleri arasında immunsupresif tedavi öncesi HMKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğine yönlendirilen ve HBV profilaksisi alan 170 hastadan oluşmaktadır. Yaş, cinsiyet, primer ve ek hastalık, HBV profilaksisi başlama zamanı, aldıkları profilaktik ajan, immunsupresif tedaviler, risk kategorisi, PPD ve/veya quantiferon sonuçları, INH kullanımı, akciğer grafileri, tedavi başlangıcı ve sonundaki laboratuvar değerleri ve viral hepatit serolojileri kaydedildi. Bulgular: Hastaların %50,6'sı (n=86) kadın, %49,4'ü (n=84) erkek, yaş ortalaması 55,84 ± 0.89 yıldır. Hastaların %53,5'i ETV, %33,5'i TDF ve %12,9'u TAF kullanmaktaydı. Hastaların %2,9'unda HBVr gelişmişti. EASL 2022'ye göre hastaların %23,5'i yüksek, %17,6'sı orta, %51,2'si düşük riskli, %7,6'sı riski belirsiz gruptaydı. APASL 2021'e göre hastaların %11,8'i yüksek, %47,1'i orta, %12,9'u düşük riskli, %28,2'si riski belirsiz gruptaydı. Çalışmamızda romatolojik hastalıklar en sıktı. En sık kullanılan immunsupresif ajan TNFα inhibitörleriydi. HBVr gelişen beş hastanın ikisi HBsAg, üçü Anti-HBc IgG pozitifti. Hastaların %17,1'inin HBsAg, %69,4'ünün Anti-HBs pozitif, %82,3'ünün ise Anti-HBc IgG pozitif/HBsAg negatif olduğu saptandı. Hastaların %1,2'si Anti-HCV ve Anti-HIV pozitif olup, %51,8'i LTBE profilaksisi almıştı. Sonuç: İmmunsupresif tedavi süresince bazı enfeksiyonların ortaya çıkması veya mevcut enfeksiyonların alevlenmesi, tedavi başarısını olumsuz etkilemekte ve mortaliteyi arttırmaktadır. En sık karşılaştığımız HBV ve tüberküloz reaktivasyonu olup; immunsupresif tedavi alan her hastanın bazal viral markerları incelenmeli, LTBE araştırılmalı ve immunsupresif tedavi süresi ve tipine göre reaktivasyon için risk sınıflandırması yapılarak ilgili profilaktik ajanlar başlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: İmmünsupresif tedavi, HBVr, antiviral profilaksi, enfeksiyon hastalıkları