Domates bitkilerinde sorun toprak kökenli bazı fungal hastalık etmenleri ile mücadelede kök bakterilerinin kullanılma potansiyellerinin belirlenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Ziraat Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞİRİN YILMAZ
Danışman: SONER SOYLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Toprak kökenli pek çok bitki fungal hastalık etmenleri, bölgemizde gerek tarla koşullarında gerekse seralarda yetiştirilen sebzelerde verimi etkileyen en önemli biyotik etmenlerden biridir. Bu çalışma ile farklı türlere ait antagonistik potansiyele sahip kök bakteri izolatları (Lysobacter enzymogenes C3R5 ve N4-7) ile bitki büyümesini teşvik eden kök bakteri (PGPR) izolatlarının (Bacillus pumilus T4, Bacillus amyloliquefaciens IN937a, Pseudomonas fluorescens WCS417r ve Pseudomonas putida 89B-61) domateste sorun olan Macrophomina phaseolina, Rhizoctonia solani, Fusarium oxysporum ve Sclerotinia sclerotiorum gibi toprak kökenli fungal hastalık etmenlerinin gelişimlerini engellemeleri üzerine olan etkinliği ve etki mekanizmalarının karakterizasyonu in vitro ve in vivo koşullarda araştırılmıştır.In vitro denemelerde test edilen kök bakteriler arasında antagonist L. enzymogenes C3R5 ve N4-7 izolatları tüm patojenlerin gelişimlerini ikili kültür testlemelerinde önemli düzeyde engelleyerek antagonizm göstermiştir. Fungusların miselyal gelişimi bu izolatlardan hazırlanan ham kültür filtratları tarafından da etkili bir şekilde engellenmiştir. PGPR izolatları ve kültür filtratları fungusların miselyal gelişimini engellemede başarılı olamamakla birlikte çok düşük düzeylerde engelleme göstermiştir. Antagonist izolatlar, C3R5 ve N4-7, ile fungusların birlikte kültüre alındığı ve miselyal gelişimin engellendiği PDA besi yerlerinde gelişen miseller üzerinde yapılan mikroskobik gözlemlerde fungus hiflerinde kıvrılma, kararma, sitoplazmik içeriklerde pıhtılaşma, vakuolleşme, sitoplazmik boşalma ve hücre duvarlarında erimeler gibi morfolojik bakımdan oldukça önemli anormallikler gözlenmiştir. Antagonist izolatların sebep olduğu bu tip belirtilerin aksine PGPR izolatları fungal hifler üzerinde herhangi bir yapısal bozulmalara neden olmamıştır.In vivo çalışmalarda antagonist ve PGPR izolatlarının farklı uygulamalarının (tohuma kaplama, yaprak yüzeyine püskürtme ve fidelerin köklerini bakteri süspansiyonu içine daldırma şeklinde yapılan uygulamalar) bitki büyümesi üzerine etkinliğinin yanı sıra bitkilerde hastalık çıkışı üzerine olan etkinlikleri araştırılmıştır. Denemelerde kullanılan tüm izolatlar kontrol ile karşılaştırıldığında hastalıkların bitkilerde çıkışını önemli düzeyde engellediği belirlenmiştir. Bu etkinlik aynı zamanda in vitro koşullarda misel gelişimini en etkili şekilde engelleyen antagonist izolatları ile uygulama yapılan bitkilerde oldukça belirgindir. Bitki büyümesi üzerine PGPR izolatları sürgün uzunluğu, yaş ve kuru bitki ağırlıklarında önemli düzeylerde artışa neden olarak, bitki büyümesinde kontrol ve antagonist uygulamalarına oranla daha önemli düzeyde etkinlik göstermiştir. Bitki büyümesini artıran en etkili uygulama şekli, bitki fidelerini toprağa şaşırtmadan önce bakteri süspansiyonlarına daldırma şeklinde yapılan uygulama yöntemi olmuştur.