XVI. asırda Osmanlı hakimiyetinde İnebahtı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞAHİN ŞANAL

Danışman: MUSTAFA IŞIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnebahtı, sahip olduğu konum ve müstahkem kalesi sebebiyle Osmanlı sultanlarının ilgi odağı olan şehirlerin başında gelmiştir. Öncelikle Sultan II. Mehmed'in XV. asrın son çeyreğinde Osmanlı hakimiyetine almak istediği İnebahtı'nın fethi, ancak aynı yüzyılın sonunda, 1499 yılında Bâyezîd II döneminde gerçekleştirilebilmiştir. Fetih sonrası İnebahtı'da Osmanlı idaresi tesis edildikten sonra Tırhala Sancağı'na bağlı bir kaza olarak idare edilen İnebahtı, ardından Cezayir-i Bahri Sefid Eyaleti'ne bağlı sancak şeklinde idare edilmiştir. Fethin ilk dönemlerinde sadece gayrimüslimlerin yaşadığı şehirde, zaman içinde Müslüman nüfusun iskanı ve şehirde meydana gelen sosyal ve ekonomik hareketlilik, İnebahtı'nın klasik bir imparatorluk şehri hüvviyeti kazanmasında etkili olmuştur. İnebahtı, XVI. asrın son çeyreğinde meydana gelen ve Osmanlı donanmasının Akdeniz'deki iktidarına önemli bir darbe vuran İnebahtı Deniz Muharebesi'nin yaşandığı olaya sahne olmuştur. Kıbrıs'ın fethinden sonra Venedik donanması başta olmak üzere Osmanlılara karşı oluşan kutsal ittifak donanmalarıyla Donanma-yı Hümayun'un karşılaştığı İnebahtı Körfezi'nde meydana gelen muharebede Osmanlı Devleti, dönemin şartlarına göre sahip olduğu güçlü donanmasını ve denizci gücünün neredeyse tamamını keybederek ağır bir yenilgi almıştır. Muharebeden sonra yaklaşık 4-5 aylık kısa bir sürede eskisinden daha verimli gemiler inşa etmeyi ve güçlü bir şekilde denizlere açılmayı başaran Osmanlı Devleti'nin kaybettiği tecrübeli denizcilerini yetiştirmesi uzun seneler almıştır. Bu açıdan Müslüman bir orduya karşı gerçekleştirilen son Haçlı Seferi olarak da nitelendirilen İnebahtı Deniz Muharebesi, Osmanlı Devleti'nin Akdeniz'de sarsılmaz zannedilen donanma gücünün kırılmasına yol açmış ve bir dönüm noktası niteliği kazanmıştır. Osmanlı Devleti, XVI. asırda İnebahtı'yı idari, sosyal ve ekonomik açıdan canlandıracak faaliyetler gerçekleştirerek, stratejik açıdan önemli bir mevkide olan kaleyi özellikle de askeri üs olarak kullanmıştır. İdarecileri ise umumiyetle denizcilik faaliyetleriyle bilinen sancak beyleri arasından seçilen İnebahtı, Batı Akdeniz'e yapılacak seferler için veya Akdeniz'in genelinde Osmanlı hakimiyetinin önemli bir destek alanı olarak faaliyet göstermiştir.