Ben-öteki ilişkisi bağlamında mültecinin anlamı ve yabancılaşma


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDA GÖRÜROĞLU

Danışman: MUHARREM GÜNEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ben ve Öteki ayrımının temelleri Descartes'in Ben felsefesiyle atılmış ve Aydınlanma dönemiyle başlayan bu süreçte yaşamın merkezine Ben yerleştirilmiştir. Ben'in merkezde yer alması, sorumluluğun üstlendiği bir öznenin varlığını yaratmıştır. Bu dönemde önemle vurgulanan evrenselcilik ilkesi, Ötekine yönelik olumlu olmayan bir yaklaşımı ortaya çıkarmış ve Ötekinin Ben'le aynı haklara sahip olduğu ileri sürülmüştür. Bu noktada çalışmada, bu yaklaşımın somut yaşama yansımasının nasıl olduğu ve Ötekinin bir anlamda Ben'e dahil edilmesiyle ne tür durumlarla karşı karşıya kaldığına değinilmiştir. Özellikle Descartes'in düşünsel tarihte açtığı yarığa karşı, başını Varoluş filozoflarının çektiğini söyleyebileceğimiz birçok düşünürün, bu ayrımın doğruluğunu ve getireceği sonuçları nasıl tartıştığı ele alınmıştır. Bu çalışma bağlamında Kierkegaard felsefesindeki belirsizlik, Merleau-Ponty felsefesinde bana bedeniyle görünen ve ortak zeminde buluştuğum varlık, Sartre felsefesinde Ben'in üzerindeki olumsuz bakış şeklinde tanımlanan ve Levinas'ın düşüncesinde beni anlamlandıran konumda yer alan Öteki, mülteci bağlamında yeniden okunmuştur. Post-modern dönemle birlikte insanların bütünün içerisinde yer almaktansa kişi olarak var olması ve özellikle ahlaki sorumluluklar noktasında yaşanan daralmaların ortaya çıkardığı atmosfer betimlenmiştir. Böyle parçalı bir dönemin içerisinde gücü elinde tutan her kim olursa, ona göre problem yaratması muhtemel gruplar üzerinde farklı biçimlerde baskı oluşturmaktadır. Bu doğrultuda Foucault'nun felsefesine yer verilmiş ve özellikle, toplumda sorun yarattığı düşünülen kesimlere yönelik ilk adımın mekânsal kapatma olduğunu söyleyen düşünürün felsefesinin bu yönüne dikkat çekilmiştir. Derrida'nın bu noktada konukseverlik kavramına vurgu yapılmış ve neticede çalışmada, Aydınlanmayla başlayan, post-modern dönemle devam eden süreçte mültecinin hangi anlamlarda ele alındığı en net biçimiyle açıklanmıştır.