Uluslararası hukukta insanlığa karşı suçlar
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERSAN ARSLAN
Danışman: MEHMET KAHRAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bir daha asla… Bu söylem hem uluslararası hukukun vahşet karşısındaki çaresizliğinin ifadesi hem de uluslararası hukukun aslında tek çare olduğunun ifadesidir. İnsanlık 20. yüzyılı ölümden önce gelen vahşetin kokusu ile hatırlayacaktı. İşte "insanlığa karşı suçlar" bu dönemde ismi sonradan konulan vahşetin kağıtlardaki adı olmuştur. Tarihsel kullanımı çok daha eskiye gitse de Nazi Almanya'sının hem kendi halkına hem de işgal ettiği yerlerin halklarına yaptığı eziyetler Nürnberg Statüsüne, ilk defa kullanılan bir suç tipi olan, "insanlığa karşı suçlar" olarak geçecekti. Bir yıl sonra İkinci Dünya Savaşı'nın Japon sorumlularının yargılanacağı suçları belirleyen Tokyo Şartı'nda da "insanlığa karşı suçlar" yer almakta idi. Dünya kamuoyunun bu suç tipine karşı aldığı tavır yıllar içinde daha da keskinleşecekti. 1950 tarihinden 1993 tarihine kadar insanlığa karşı suçlar kavramı bir savaş suçları yargılamasında kullanılmadı. Ancak bu süreçte insanlığa karşı suçlar kavramı bir olgunlaşma dönemi geçirdi. 20. yüzyılın sonlarında Eski Yugoslavya ve Ruanda'da işlenen suçlar için oluşturulan Statülerde "insanlığa karşı suçlar" geçmiş dönem tecrübeleri ile daha da kapsamlı değerlendirildi. Devamında ise kavram, nihai kullanımı olan Roma Statüsündeki şeklini aldı. Uluslararası savaş olaylarının azalması ile güncelliğini yitiren savaş suçları ve barışa karşı suçlar, yerini devletlerin veya grupların kendi nüfuslarına karşı da işleyebildikleri insanlığa karşı suçlara bıraktı. Bugün işlenen ve yarın maalesef işlenecek olan insanlığa karşı suçları anlamak için bu kavramın geçmişine, tarihsel kökenlerine inilmesi gerekir. Mevcut çalışmamızda insanlığa karşı suçların hem kavramsal hem de normatif şekli irdelenerek, geçmişi, bugünkü durumu ve gelecekte alabileceği yeni haller tartışıldı.