Hidrojen peroksit ile indüklenmiş beas-2b hücrelerinde yeni sentezlenen benzimidazol türevi bileşiğin endoplazmik retikulum stresi ve UPR sinyal yolağı üzerine etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, MOLEKÜLER BİYOKİMYA VE GENETİK (DR), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYSEL ERASLAN ŞAKAR
Danışman: MERAL URHAN KÜÇÜK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Solunum epiteli solunumla alınan zararlı partiküller ve enfeksiyon ajanlarına karşı ilk savunma bariyerini oluşturur. Solunum epitel hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin neden olduğu oksidatif stres, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi kronik solunum yolu hastalıklarının patofizyolojisinde önemli rol oynamaktadır. Bu tez çalışmasında, insan bronş epitel hücre hattı olan BEAS-2B hücrelerinde oksidatif stres koşulları altında, endoplazmik retikulum (ER) stresinin katlanmamış protein cevabı (UPR)'nin hangi yolağı üzerinden gerçekleştiğinin ve yeni sentezlenen benzimidazol türevi bileşiğin (RHE-231) ER stresi ve UPR sinyal yolağında koruyucu bir etkisinin olup olmadığının gen ve protein düzeyinde aydınlatılması amaçlandı. Bu doğrultuda, BEAS-2B hücreleri farklı konsantrasyonlar (0-200 μM) ve sürelerde (24 ve 48 saat) hidrojen peroksit (H2O2)'ye maruz bırakılarak uygun konsantrasyonlar (10 ve 20 μM) ve süre (24 saat) belirlendikten sonra oksidatif hasarlı hücre modeli oluşturuldu. Daha sonra BEAS-2B hücreleri farklı konsantrasyonlarda (0-100 µM) RHE-231'e 24 saat süresince maruz bırakılarak uygun konsantrasyonlar (5 ve 10 μM) belirlendi. Çalışmada, oksidatif hasarlı hücre modeli, malondialdehit (MDA) düzeyinin spektrofotometrik ölçümüyle teyit edildi. 24 saat süresince 10 ve 20 μM konsantrasyonlarda H2O2'ye maruz bırakılan BEAS-2B hücrelerinde MDA düzeyi kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak yüksek bulundu (10 μM konsantrasyonda p=0.000; 20 μM konsantrasyonda p=0.000). UPR yolağı parametrelerinden, IRE1α (20 µM H2O2 + 5 µM RHE-231 konsantrasyonda 11.95 kat p=0.026; 20 µM H2O2 + 10 µM RHE-231 konsantrasyonda 14.31 kat p=0.000037), PERK (20 µM H2O2 + 5 µM RHE-231 konsantrasyonda 3.65 kat p=0.032; 20 µM H2O2 + 10 µM RHE-231 konsantrasyonda 39.27 kat p=0.012) gen ekspresyon seviyelerinin kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede arttığı gözlenirken, ATF6 ve GRP78 gen ekspresyon seviyelerinde gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0.05). Western blot analizi sonuçlarına göre, IRE1α ve ATF4 miktarlarında 20 µM H2O2, 20 µM H2O2 + 5 µM RHE-231 ve 20 µM H2O2 + 10 µM RHE-231 konsantrasyonlarında kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir artış gözlendi (p<0.01 ve p<0.001). Sonuç olarak, bu çalışmada, BEAS-2B hücrelerinde, H2O2 aracılı oksidatif stresin ER stresini uyardığını ve UPR yolağını aktif hale getirdiği, ancak yeni sentezlenen benzimidazol türevi bileşik olan RHE-231'in ER stresini hafifletmede etkili olmadığı ortaya konmuştur.