Kent kuramları değişim dinamikleri ve yeni eğilimler


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UMUT SEREN YARIM ALTUNAY

Danışman: MURAT TEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezde, klasik kent kuramlarından başlayarak Chicago Okulu'ndan neo-Marksist teorisyenlere ve 21. yüzyılın güncel kent teorilerine kadar uzanan bir yelpazede, kent kuramlarının önde gelen düşünürlerinin çalışmaları incelenmiştir. 19. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar kentin değişen işlev ve ihtiyaçlarını bir bütün halinde ortaya koymak, her dönemin kendine özgü dinamiklerini anlamak ve bunu kuramcılar gözünden kavramlaştırmak amaçlanmıştır. Tıpkı Chicago Okulu'nun sanayi kentinin miadını doldurması gibi, neo-Marksist teori olarak ortaya çıkan eleştirel teoriler de 21. yüzyıl toplumunun yeni kentsel bağlamı karşısında çağdaşlığını yitirmiştir. 1990'lardan itibaren neoliberal politikalar, küreselleşme ve postmodernizm kentsel mekânlarda önemli değişimler ve dönüşümler yaratmıştır. Aynı zamanda, 2008 finansal krizi, teknolojik dönüşümler, iklim krizi gibi güncel meseleler de kentlerin tarihinde yeni bir döneme işaret etmektedir. Bu bağlamda, kentlerin yeni konumunun ve tanımının ne olacağı, kapitalizm için işlevselliği gibi sorular bu çalışmada güncel kent kuramcıları etrafında tartışılmıştır. Ele alınan güncel teoriler, Saskia Sassen'in "küresel kent" teorisi, Edward Soja'nın "postmodern kent" yaklaşımı, Mark Gottdiener'ın "sosyo-mekânsal" kuramı, Loic Wacquant'ın "kentsel marjinallik" tanımlaması, Manuel Castells'in "akışlar ve yerler uzamı", Sharon Zukin'in "inovasyon kompleksi" ile Richard Florida'nın "kentleşmiş bilgi kapitalizmi" yaklaşımıdır. Sonuç olarak bu çalışma, kentlerin geçmişten bugüne nasıl değiştiğini kapsamlı bir şekilde ele alarak, 21. yüzyıl kentlerinin anlamının, işlevinin, biçiminin nasıl olacağı konusunda derinlemesine bir analiz sunulmuştur. Kentlerin kalıcı olduğunu vurgulayarak günümüzde sanal mekânla iç içe hibrit bir mekâna dönüştüğünü öne sürülmüştür. Bu çalışma ile kent kuramlarının ve kentlerin geleceği üzerine yapılan tartışmalara önemli katkı sunulması hedeflenmiştir.