Depresyon hastalarında kullanılan bitkisel tedaviler ve yan etkileri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, VETERİNERLİK FARMAKOLOJİ VE TOKSİKOLOJİSİ (DR), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİDAR CÜZDAN

Danışman: NESLİHAN PINAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Depresyon, yaşamın çeşitli yönlerini etkileyen karmaşık bir durumdur ve genellikle kalıcı hüzün, umutsuzluk ve ilgi kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu makalede, depresyonun tanımı, etkileri ve tedavi yöntemleri üzerinde durulacak, ayrıca bitkisel tedavilerin rolü incelenecektir. Depresyonun epidemiyolojisi, kültürler ve popülasyonlar arasında incelenen küresel bir kamu sağlığı sorunu olduğunu göstermektedir. Epidemiyolojik veriler, depresyonun yaygınlığını, seyrini, sosyo-demografik ilişkilerini ve toplumsal maliyetlerini anlamak açısından önemlidir. Genetik faktörlerin, stresin ve olumsuz yaşam deneyimlerinin depresyon gelişiminde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Depresyonun klinik özellikleri çeşitlidir ve bireyden bireye değişebilir. Kadınların, düşük gelir seviyesine sahip bireylerin ve belirli tıbbi durumları olanların depresyon riskine daha yatkın olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, depresyonun genetik yatkınlık ve çevresel stres faktörlerinin bir kombinasyonu olduğunu gösteren araştırmalara dayanmaktadır. İlaç tedavisi, depresyonun farmakolojik tedavisinde geniş bir strateji yelpazesi sunar. Psikoterapi ve farmakoterapinin entegrasyonu, birleşik tedavinin majör depresif bozukluk için potansiyel faydalarını vurgular. Bitkisel tedaviler, geleneksel ilaçlara alternatif veya tamamlayıcı bir yaklaşım olarak popülerlik kazanmıştır. Safran, Bitkisel Çaylar ve Takviyeler, St. John's Wort (Kantaron), Lavanta ve Diğer Bitkisel Yağlar, Ginkgo Biloba, Adaptogen Bitkiler (Rhodiola Rosea, Ashwagandha), depresyonda 5-Hidroksitriptofan (5-HTP) ve Aromaterapi gibi bitkisel bileşiklerin depresyon tedavisinde umut vadettiği belirtilmektedir. Depresyon, genetik, çevresel ve sosyal faktörlerin karmaşık etkileşimiyle şekillenen bir durumdur. Epidemiyolojik veriler, depresyonun küresel bir sorun olduğunu ve genetik yatkınlık ile çevresel etkenlerin birleşiminin depresyon riskini artırdığını göstermektedir. İlaç tedavisi ve bitkisel tedaviler, depresyonun yönetiminde çeşitli yaklaşımlar sunar. Ancak, her bir tedavi seçeneğinin avantajları ve riskleri dikkatlice değerlendirilmelidir. Bu makale, depresyonun genel bir anlayışını sunarak, tedavi seçeneklerini ele almış ve bitkisel tedavilerin potansiyel rolüne odaklanmıştır.