EFÜZYONLU KEDİLERİN KLİNİK, BAZI HEMATOBİYOKİMYASAL PARAMETRELER VE FIP VİRUS VARLIĞI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Klinik Bilimler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA TALAN
Danışman: Serkan İrfan Köse
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sunulan çalışmada efüzyonlu kedilerin klinik başvuru anındaki klinik durumlarının, tam kan sayımının, serum biyokimyası analizlerinin, tam kan ve efüzyon sıvısı örneklerinde FCoV/FIPV varlığı ile bu kedilerin kan serumu ve efüzyon sıvısı örneklerindeki Kedi Galektin-3 seviyesinin değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmada iştahsızlık, halsizlik, solunum güçlüğü, abdominal gerginlik ve ikterus gibi şikayetleri bulunan, farklı ırk, yaş ve cinsiyetteki 13 adet efüzyonlu kedi ile klinik bakıda sağlıklı görünen ve laboratuvar muayenelerinde anormallik belirlenmeyen 8 adet sağlıklı kedi kullanıldı. Çalışmaya dahil edilen tüm kedilerden anamnez alındı ve fiziksel muayeneleri yapıldı. Radyografik ve ultrasonografik görüntülemeleri gerçekleştirildi. Laboratuvar analizleri kapsamında tam kan sayımı, serum biyokimya analizi yapıldı ve efüzyon sıvısı örneklerine Rivalta testi uygulandı. Kan serumu ve efüzyon sıvılarında Galektin-3 ölçümleri yapıldı. Kan ve efüzyon sıvısı örneklerinde FCoV/FIPV varlığı TT-PZR ile moleküler olarak araştırıldı. Kliniğe başvuran efüzyonlu kedilerin %76,9'unun erkek, %23,1'inin dişi olduğu tespit edildi. Efüzyonlu dişi (34,00±25,00 ay) ve erkek (17,90±4,45 ay) kedilerde yaş bakımından fark olmadığı (P>0,05) belirlendi. Efüzyonun en çok tespit edildiği kedi ırk dağılımının sırası ile Melez (%23,1), Tekir/Sarman (%23,1), British melezi (%15,4) olduğu tespit edildi. Efüzyonlu kedilerde FCoV varlığı tespit edilenlerin ise (n:4/13) ikisinin erkek melez/British melezi, birinin erkek Scottish fold diğerinin ise dişi İran ırkı 2 yaş altı kediler olduğu görüldü. Sağlıklı (n:8) ve efüzyonlu (n:13) kedilerin vücut ısısı, dk'daki solunum ve nabız sayıları arasında bir fark bulunamadı (P>0,05). Efüzyonlu kedilerin klinik muayenesinde mukoz membranların olguların %61,5'inde solgun; %23,1'inde ikterik; %7,7'sinde hiperemik ve %7,7'sinde normal olduğu görüldü. Efüzyonun lokalizasyonunun kedilerin %69'unda abdominal, %31'inde ise torakal olduğu belirlendi. Efüzyonlu kedilerde nötrofilik lökositoz ile mikrositer hipokromik anemiyi gösteren hemoglobin miktarının, hematokrit yüzdesinin, ortalama eritrosit hemoglobininin ve ortalama hemoglobin konsantrasyonunun düşük olduğu görüldü. Serum biyokimyasında efüzyonlu kedilerde albümin seviyesi ve albümin/globulin oranının düşük olduğu belirlendi. Galektin-3 serum seviyesinin hem efüzyonlu (866,96±129,79 pg/mL) hem de FCoV (+) (966,43±183,21 pg/mL) kedilerde sağlıklılara (451,25±125,89 pg/mL) göre yüksek olduğu (P<0,05) belirlendi. Efüzyonlu kedilerin %30,7'sinin FCoV için pozitif olduğu ve bunların da %50 FCoV tip I ile %50 FCoV tip II olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak abdominal efüzyonun efüzyonlu kedilerde daha yaygın olduğu ve birden fazla bulgunun ıslak FIP ile örtüştüğü, FCoV teşhisi için efüzyonda TT-PZR analizinin gerekli olduğu, tip I veya II FCoV'un 2 yaşın altındaki, erkek, saf veya melez kedilerde tespit edilebildiği, Efüzyonlu ve FCoV (+) kedilerde baskın yangısal sürecin serum Galektin-3 seviyelerinin ölçülmesiyle ortaya konulabildiği kanısına varıldı.