Sıçanlarda karaciğer iskemi/reperfüzyon modelinde erdosteinin trpm 2/8 kanalları üzerine etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ FİZYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OKAN TUTUK
Danışman: CEMİL TÜMER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İskemi, kan akımının azalması veya durması ile dokunun yetersiz perfüzyonu sonucu gerekli olan oksijen ve diğer metabolitlerin sağlanamadığı ve atık ürünlerin de uzaklaştırılamadığı bir süreç olarak tanımlanır. İskemiye maruz kalmış dokuda kan akımının tekrar normale dönmesi ile reperfüzyon sağlanır. İskemi ve reperfüzyon, günümüzde pek çok ciddi klinik durumun nedenidir. Karaciğer iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı, özellikle vasküler cerrahi işlemlerde ve karaciğer transplantasyonu sırasında ve sonrasında sık karşılaşılan bir durumdur. İ/R hasarının temelinde birçok fizyopatolojik mekanizma olmasına rağmen bilinen en belirgin sebebi; reperfüzyon esnasında dokunun oksijenasyonu sonucu ortaya çıkan serbest oksijen radikalleridir (SOR). Erdostein (Erd) içerdiği tiyol grupları ile SOR'u inhibe ederek ve endojen antioksidanların yapımını artırarak güçlü antioksidan etki gösterir. Çalışmamızda, deneysel karaciğer İ/R modeli oluşturarak Erd'in İ/R hasarına ve karaciğer dokularındaki TRPM kanalları üzerine etkileri incelendi. Mustafa Kemal Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu'ndan onayı alınan çalışmada, 350±50 gr olan 50 adet Wistar Albino cinsi erkek sıçan kullanıldı. Her grup 10 adet sıçandan oluşacak şekilde randomize olarak beş gruba ayrıldı. Grup I (Kontrol), Grup II (Sham), Grup III (İ/R), Grup IV (Erd; 100 mg/kg/gün, 2 gün oral yolla verildi), Grup V (Erd+İ/R; 100 mg/kg/gün, İ/R öncesi 2 gün oral yolla verildi). Grup III ve V'teki hayvanlara 45 dk boyunca hepatik iskemi ve 45 dk reperfüzyon uygulandı. Reperfüzyon periyodunun sonunda biyokimyasal analiz için intrakardiyak kan örnekleri alınarak sıçanlar sakrifiye edildi. Histopatolojik ve moleküler analiz için karaciğer doku örnekleri alındı. Histopatolojik incelemede diğer gruplara kıyasla İ/R grubunda hücresel şişme, konjesyon, polimorf nüveli lökosit ve apopitoz parametrelerinin anlamlı derecede arttığı gözlemlendi. İ/R grubuna kıyasla tedavi grubunda (Erd+İ/R) ise bu parametrelerin anlamlı azalışı görüldü. Karaciğer hücre hasarını gösteren AST, ALT, LDH, TNF-α, IL-6, GGT, kreatinin ve üre düzeylerinin; yine diğer tüm gruplara kıyasla İ/R grubunda anlamlı derecede arttığı görüldü. İ/R grubuna kıyasla tedavi grubunda ise; AST, ALT, LDH, GGT, TNF-α, IL-6 ve kreatinin seviyelerinin anlamlı derecede azaldığı belirlendi. Kontrol ve sham grubuna kıyasla İ/R grubunda, TAS'da anlamlı azalma saptandı. Tedavi grubunda ise İ/R grubuna kıyasla anlamlı TAS artışı gözlendi. Diğer gruplara kıyasla İ/R grubunda TOS ve OSI'nin anlamlı derecede arttığı saptandı. Tedavi grubunda ise İ/R grubuna kıyasla TOS ve OSI parametrelerinde anlamlı derecede azalma gözlendi. Gen ekspresyonları incelendiğinde İ/R grubuna kıyasla tedavi grubunda TRPM gen ekspresyonlarının anlamlı düzeyde azaldığı saptandı. Sonuç olarak; histopatolojik ve biyokimyasal parametreler ile TRPM gen ekspresyonlarını incelediğimizde; Erd'in hepatik İ/R sürecinde antioksidan savunma sistemlerini desteklediği ve İ/R hasarını azalttığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Karaciğer, İskemi, Reperfüzyon, Erdostein, TRPM.