Amik Ovası yaygın toprak serilerinin mikrobiyal aktivitelerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TOPRAK BİLİMİ VE BİTKİ BESLEME ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN CANER ŞAHİN

Danışman: KEMAL DOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu yüksek lisans tez çalışmasında, Amik Ovasına ait yaygın 5 toprak serisinin (Paşaköy, Bağlama, Aktaş, Akkerpiç, Kangallar) mikrobiyal aktiviteleri belirlenirken, aynı toprak serilerine ait daha önceki çalışmalarda farklı araştırıcılar tarafından belirlenmiş olan bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerin mikrobiyal aktivitelerle olan etkileşimleri incelenmiştir. Araştırma alanlarında sonbahar döneminde geniş bir sörvey çalışması yapılmış ve her seriyi temsil eden 5 örnekleme noktasından 0-30 cm'den 3 paralelli toprak örnekleri alınmıştır. Mikrobiyal aktiviteleri belirlemek amacı ile deneme topraklarında, toprak solunumu (CO2) ve Dehidrogenaz enzim aktivitesi (DHA) analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları daha önce yapılmış bazı toprak analiz sonuçları ile karşılaştırılmış ve interaksiyonlar incelenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre mikrobiyal açıdan en yüksek CO2 ve DHA değerleri sırası ile 19.20 mg CO2 100gkt/24sa ve 164.60 mikro g TPF 10 gkt/24sa olarak Akkerpiç seri topraklarında belirlenmiştir. Aynı parametrelere ait en düşük değerler ise sırası ile 13.10 mg CO2 100gkt/24sa ve 59.80 mikro g TPF 10 gkt/24sa olarak Paşaköy serisine ait topraklarda belirlenmiştir. CO2 sonuçları ile pH, tuz, KDK, ve kil içerikleri arasında pozitif, kum ve silt içerikleri ile 0.001 düzeyinde negatif interaksiyonlar tesbit edilmiştir (p<0.05). Bununla beraber DHA değerleri ile tuz ve kireç içerikleri 0.05 düzeyinde, kil içerikleri ile 0.01 düzeyinde pozitif, kum içerikleri ile 0.01 düzeyinde negatif interaksiyonlar tesbit edilmiştir. Araştırma topraklarında mikrobiyal aktiviteye zarar verecek kadar fazla olan ağır metal içeriklerinin bazı topraklarda kil içerikleri ile orantılı olarak tolere edildiği belirlenmiştir.