Kanal tedavisi yapılan hastalarda izole edilen candidaların PCR-RFLP yöntemi ile genotiplendirilmesi ve azol direncinin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZAHİDE TOPAKTAŞ
Danışman: NİZAMİ DURAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Endodontik enfeksiyonlardaCandida türlerinin frekansı konusunda çok sayıda çalışmaya rastlanabilse de endodontik bir patojen olarak Candida türlerinin rolü hala tartışmalıdır. Biz bu çalışmamızda kök kanal tedavisi yapılan hastalardan izole edilen Candida izolatlarının genotiplendirmesini ve ilaç direnç profillerini belirlemeyi amaçladık. Yöntem: Bu çalışma Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda gerçekleştirilmiştir. Hatay Mustafa Kemal üniversitesi Diş Hekimliği Araştırma ve Eğitim Hastanesi Endodonti polikliniğinde kanal tedavisi gören hastalardan alınan tükürük numuneleriden izole edilen toplam 144 candida suşu ile kök-kanal tedavisi öyküsü olmayan 47 sağlıklı gönüllü çalışmaya dahil edildi. Candida izolatlarının tür düzeyinde tayini için PCR RFLP yöntemi kullanıldı. İzole edilen suşların antifungal duyarlıklıkları ise otomatize kültür sitemi kullanılarak değerledirildi. Çalışmada azol direnç geni erg 11 geninden polimorfizm ve HWP1 virulans geni varlığı da PCR yöntemiyle belirlendi. Bulgular: Çalışmada izolatların büyük çoğunluğunun C.albicans (%61.8; 89/144) olduğu tespit edilmiştir. İkinci sıklıkta izole edilen suşların ise %11.8'lik oranla C.parapsilosis ve C.glabrata olduğu bulunmuştur. C.albicans türleri arasında en yüksek direncin azol grubu ilaçlardan flukanazole karşı (%5.6) görüldüğü saptanmıştır. Candida glabrata izolatlarında flusitozin direncinin %17.6 olduğu tespit edilirken, mikafungin ve amfoterisin B'ye karşı C.glabrata kökenlerinin %5.8'sinin dirençli olduğu tespit edilmiştir. C. parapsilosis kökenlerinde ise en yüksek direncin amfoterisin B (%29.4)'ye karşı görüldüğü tespit edilirken, ikinci sırada yüksek direncin flukanazole karşı (%5.8) geliştiği saptanmıştır. C.albicans kökenlerinde flusitozin direnci tespit edilmemiştir. Hasta grubunda HWP1 geni frekansı %43 olarak bulunurken, sağlıklı kontrol grubunundan izole edilen Candida kökenlerinde HWP1 geni frekansının %26 oldu tespit edilmiştir. HWP 1 geni varlığı açısından hasta grubu ile sağlıklı kontrol grubu arasında istatiksel açıdan anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir (p<0.01). Sağlıklı kontrol grubunda azol direncinden sorumlu olduğu bilinen ERG 11 geninde herhangi bir mutasyon saptanmazken, hasta grubunda ERG 11 geni mutasyon frekansının %22 olduğu tespit edilmiştir. ERG 11 geni frekansı bakımından hasta ve sağlıklı kontrol grubu arasında da istatiksel açıdan anlamlı derecede farkın olduğu görülmektedir (p<0.001). Sonuçlar: Çalışmada izole edilen Candida tür dağılımı incelendiğinde C.albicans'ın %61.8'lik oranla en sık izole edilen köken olduğu belirlenirken, bu türü, Candida.spp, C. glabrata, C. parapsilosis, C. tropicalis nin takip ettiği saptanmıştır. C.albicans kökenlerinde flukanazol ilaç direnci ile C.glabrata kökenlerinde flusitozin (%17.6) ilaç direnci dikkat çekici oranlarda tespt edilmiştir. Son yıllarda, dünyadaki birçok ülke Candida enfeksiyonlarının epidemiyoloj isinde bir değişime tanık olmuş, bu durum C. albicans baskınlığından albicans dışı türlere doğru ilerleyen bir kayma ile karakterize edilmiştir. Söz konusu suşların en sık kullanılan azol grubu ilaçlara doğal dirençli olabilmesi ya da duyarlı olarak bilinen kökenlerde artan ilaç direncinin önüne geçebilmek ve için etkenlerin hızlı ve güvenilir yöntemlerle identifikasyon ve antifungal duyarlılık testlerinin yapılması büyük öneme sahiptir. Anahtar kelimeler: Kök-kanal infeksiyonu, endodonti, Candida, infeksiyon, PCR- RFLP, ilaç, direnç.