Erkek ratlarda kimyasal kastrasyon amacı ile vazelin ve %30'luk asetilsalisilik asit + vazelin karışımının intratestiküler kullanımı uygulamasının ve etkilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, VETERİNERLİK CERRAHİSİ (YL) (TEZLİ), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ONUR BAKIR
Danışman: CAFER TAYER İŞLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyanın önemli sorunlarından biri sokak hayvanlarıdır. Bu soruna çözüm olarak kastrasyon uygulaması öngörülmektedir. Kastrasyonun pratik, ekonomik, insancıl ve komplikasyonsuz olması temel kritedir. Bu amaçla kimyasal kastrasyon ön plana çıkmıştır. Kimyasal kastrasyon için birçok çalışma yapılmasına rağmen arayışlar halen devam etmektedir. Bu sebeplerle bu çalışmada; erkek ratlarda kimyasal kastrasyon amacı ile vazelin ve %30'luk asetilsalisilik asit + vazelin karışımının intratestiküler kullanımı uygulamasının ve etkilerinin değerlendirilmesini amaçlanmıştır. Bu çalışmada 28 adet erkek albino wistar rat kullanılmıştır. Ratlar yedişerli 4 gruba ayrılmıştır. Bu gruplar kontrol, sham, vazelin, vazelin + %30 salisilik asit karışımı şeklinde ayrılmıştır. İşlem öncesi ve sonrasında, tüm gruplar aynı labaratuvar ortamında, aynı şartlarda bakılmış, aynı uygulamalara tabi tutulmuşlardır. İntratestiküler uygulamanın etkisini belirlemek için kontrol grubuna (K) intratestiküler uygulama yapılmadı. Sham grubuna (S) 1ml serum fizyolojik, vazelin grubuna (V) 1 ml vazelin, vazelin + asetil salisilik grubuna da (V+ASA) 1ml vazeline %30 asetil salisilik asit karışımı İntratestikuler yolla enjekte edildi. İşlemler sürecinde K grubunda herhangi bir sorun yaşanmadı. S, V ve V+ASA grubunda işlemi takiben birinci günde, klinik olarak; testiste yangı, şişlik, skrotumda renk değişikliği ve nekroz gibi klinik belirtiler görüldü. V ve V+ASA grubunda bu belirtilere ilave olarak intratestiküler çeşitli boyutlarda vazelin kistleri tespit edildi. Nohut büyüklüğündeki vazelin kisti olan üç olguda ise fistülleşme gözlendi. Klinik belirtiler bir hafta içinde ortadan kalktı. Yapılan biyokimyasal analizlerde Serum FSH ve LH seviyelerindeki gruplar arasındaki değişikliklerde istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmadığı (P>0, 05) belirlendi. Testesteron düzeyinde ise sham ve kontrol grupları arasında istatistiki bir fark (p<0,05) bulunmaz iken, V ve V+ASA grupları ile tüm gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu (p=0,000) belirlendi. MDA değeri Sham, Kontrol ve V+ASA grupları arasında istatistiki fark (p<0,05) bulunmaz iken; vazelin XVI grubunda diğer gruplara göre yüksek (3,197±0, 08) ve istatistiki açıdan diğer gruplara göre anlamlı fark (P=0,000) olduğu belirlendi. GSH değerinde ise; K ve S grubunda istatistiki fark bulunmadı ancak V+ASA grubunun V ve K grubuna göre istatistiki açıdan önemli fark olduğu (p<0,05) tespit edildi. Glutatyon peroksidaz (GSH-Px) seviyelerinin karşılaştırılmasında ise; V ile K grubu arasında anlamlı fark (P=0,013) ortaya konulmuş, diğer gruplar arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Katalaz (CAT) aktiviteleri açısından istatistiki olarak V ile V+ASA grubu arasında anlamlı fark (P=0,046) bulunurken diğer gruplar arasında istatistiki açıdan önemli bir fark belirlenememiştir. Spermatolojik muayenede motilite açısından; S ile V+ASA grupları arasında istatistiki önemli fark bulunmadı. Motilitenin V grubunda 11,250±3,14 ile en az orana sahip olduğu ve diğer üç gruba göre istatistiki açıdan anlamlı fark (P=0,001) gösterdiği belirlendi. Spermanın en yüksek yoğun olduğu grup K (82,000±6, 60), en düşük olduğu grup ise V grubu (27,600±3,54) olmuştur. Spermadaki ölü/canlı oranı grup K'da en az (7,200±2,03), V grubunda en yüksek olarak (61,250±13,16) belirlenmiştir. Akromozom değerlerinde en yüksek oran ve istatistiki fark V grubunda belirlenmiştir. Histopatolojik olarak ise; V ve V+ASA grubunda testislerin tubuluslarının morfolojilerinin bozulduğu, dejenere ve nekrotik olduğu görüldü. Dejenere tubulusların germinatif epitel hücrelerinin olmadığı ve sadece bazal membrandan ibaret olduğu gözlendi. Sonuç olarak; V ve V+ASA grubunda geri dönüşümsüz şekilde kastrasyon işlemini gerçekleştirdiği belirlendi. Vazelinin intratestiküler uygulaması tek başına kastrasyon için yeterlidir. Diğer yandan; vazelin + asetil salisilik asit uygulamasının da kastrasyon için yeterli olduğu, asetil salisilik asitin yangı giderici özelliği nedeni ile biyokimyasal değerlerin normale daha yakın belirlendi. Ancak, asetil salisilik asitin kimyasal yapısına bağlı uygulama zorluğu ve ek bir maliyet olması gibi nedenlerle tek başına vazelin uygulamasının daha kolay, başarılı, ekonomik ve pratik olduğu belirlendi.