Türk Anayasa Hukuku'nda tutuklama tedbirine karşı bireysel başvuru yolu
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TÜRKER ALPTEKİN
Danışman: MEHMET KAHRAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tutuklama tedbiri kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir durum olup amacı; soruşturma/kovuşturma aşamasında sanık veya şüphelinin kaçmasını önlemek, yargılamaya konu delillerin karartılmasını veya yok edilmesini bertaraf etmek ve en nihayetinde şüpheli/sanığın almış olduğu cezai müeyyidenin icrasını yerine getirmeye imkan sağlamaktır. Tutuklama tedbiri hukuki yapısı gereği kendine özgü birtakım özelliklere sahiptir. Öncelikle tutuklama tedbiri bir ceza değildir; ihtiyari bir tedbir olup, şartları oluştuğunda dahi kesin olarak uygulanması gereken bir tedbir değildir. Tutuklama tedbiri istisnai bir tedbir olup, her türlü suç tipinde uygulanamaz; asıl olan adli işlemlerin tutuksuz olmasıdır. Tutuklama tedbiri bir amaç değil, araçtır. Ceza muhakemesinde hedeflenen maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla uygulanan bir tedbirdir ve süreklilik arz etmemektedir. Tutuklama tedbirine başvurulabilmesi için suç şüphesinin belli bir yoğunlukta olması gerekmektedir. Gecikmesinde tehlike bulunan hallerde başvurulabilen bir yöntemdir. Tutuklama tedbirine başvurulabilmesi için ayrıca verilecek ceza ile tedbir arasında ölçülü olunması gerekmektedir. Doktrinde genel kabul görmüş tutuklama tedbirine ilişkin özellikler bunlar olup, bu özelliklerin uygulamada yeteri kadar dikkate alınmadığı konusunda bir hayli eleştiri de bulunmaktadır. Özellikle tutuklama tedbirlerinin şablon şeklinde olması, yeterli gerekçenin bulunmaması, şüpheli/sanık ile delil arasındaki bağlantının irdelenmemesi, tutukluluğun makul sürede sonlandırılmaması eleştirilerin başında gelmektedir. Yine tutuklama kararına karşı yapılan itirazların da aynı şekilde detaylı incelenmemesi, itirazların neden kabul edilmediği yönündeki gerekçeden yoksun olması, kısa gerekçe ile karar verilmesi, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız yapılması da eleştiriler arasındadır. Bireyin özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olan bu tedbire karşı yapılan kanun yolu itirazlarının yetersiz kalması veya yeterli bir kanun yolu incelemesinin yapılmaması, bu tedbire karşı itiraz olarak Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru yoluna gidilmesi imkânını ortaya çıkarmıştır. Anayasa Mahkemesi, tutuklama tedbirine yönelik olarak yapılan bireysel başvuruları kabul ederek bu konuda çok fazla sayıda karar vermiştir. Mahkeme ayrıca olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı dönemlerde de tutuklama tedbirine karşı yapılan başvuruları kabul etmiştir.