KONAK MAKROFAJLARINDA MİKOBAKTERİYEL ENFEKSİYONLARA KARŞI DOĞAL VE SENTETİK TERAPÖTİK BİLEŞİKLERİN ANTİMİKOBAKTERİYEL AKTİVİTESİNİN VE MOLEKÜLER MEKANİZMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ


Creative Commons License

Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Sibel DAĞLI

Danışman: Nizami Duran

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mycobacterium tuberculosis, insan ölümlerine yol açan en önemli patojenlerden biridir. Özellikle son yıllarda ilaç dirençli suşların yaygınlaşması, mevcut terapötiklere alternatif yeni ilaç araştırmalarını kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu çalışmada, standart anti-tüberkülozik ajanlar ile doğal ve sentetik bileşiklerin etki ve direnç mekanizmalarını aydınlatarak yeni tedavi stratejileri geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla mikobakterilerin konak hücre enfeksiyon sürecindeki etkilerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla standart ilaç olarak izoniazid ve rifampisin kullanılırken, bileşik gruplarında likopen, linalool, rosmarinik asit, rosuvastatin ve oleik asitin etkileri değerlendirilmiştir. Sitotoksisite testleri için Vero hücre hattı, enfeksiyon modeli için Raw 264.7 hücre hattı ve mikobakteriyel enfeksiyon için M. avium suşu kullanılmıştır. Hücre sitotoksisitesi MTT yöntemiyle ölçülmüş, proenflamatuar sitokin (IL-6, CXCL1 (IL-8), IL-1β, TNF-α, IL-12 (P40)), anti-enflamatuar (IL-10, IL-27), enflamatuar süreçlerde rol oynayan enzim genleri (CYP1A1, COX-2, iNOS) ile transkripsiyon faktörü Egr-1 geninin ekspresyon seviyeleri ise RT-PCR ile analiz edilmiştir. M. avium ile enfekte edilen Raw 264.7 hücrelerinde yapılan gen ekspresyon analizleri hem kontrol grubuyla hem de doğal bileşiklerle tedavi edilen gruplar arasında önemli farklılıklar göstermiştir. Oleik asit tedavisi, IL-1β, IL-6 ve TNF-α gen ekspresyonlarında kontrol grubuna kıyasla belirgin bir azalma sağlamıştır. Kontrol grubunda IL-1β ekspresyonu 2.4 kat artarken, oleik asit grubunda bu artış 1.22 kat ile sınırlı kalmıştır (p<0.0001). Benzer şekilde, IL-6 ve TNF-α ekspresyonları kontrol grubunda daha yüksekken, oleik asit tedavisi bu genlerde sırasıyla 0.42 kat ve 1.75 kat artışla daha düşük seviyelerde regülasyon sağlamıştır. IL-12 ekspresyonu ise oleik asit grubunda 25.61 kat artarken, kontrol grubunda bu artış 21.36 kat olarak ölçülmüştür. Proinflamatuar sitokinlerin genel ekspresyonu, doğal bileşiklerle tedavi edilen gruplarda kontrol grubuna kıyasla güçlü şekilde regüle edilmiştir. Örneğin, CYP1A1 gen ekspresyonu kontrol grubunda 2.86 kat artarken, izoniazid grubunda 4.10 kat ve rifampisin grubunda 2.84 kat artış göstermiştir. COX-2 gen ekspresyonu kontrol grubunda 6.12 kat artış gösterirken, izoniazid ve rifampisin tedavi gruplarında bu artışlar sırasıyla 3.78 kat ve 3.85 kat olarak tespit edilmiştir. iNOS gen ekspresyonu kontrol grubunda 12.56 kat artış göstermiş, doğal bileşiklerle tedavi edilen gruplarda ise bu artış daha düşük seviyelerde saptanmıştır. Özellikle likopen, rosmarinik asit, rosuvastatin ve oleik asit ile tedavi edilen gruplarda iNOS ekspresyon artışları sırasıyla 9.92 kat, 7.12 kat, 8.75 kat ve 9.25 kat olarak belirlenmiştir. IL-10 gen ekspresyonu kontrol grubunda azalma eğilimi gösterirken, doğal bileşik tedavi gruplarında anlamlı bir artış sağlamıştır. Bunun yanında, IL-12 ekspresyonu doğal bileşiklerin kullanıldığı gruplarda standart ilaçlara kıyasla daha düşük seviyelerde artış göstermiştir. Bu çalışma, M. avium enfeksiyonunun tedavisinde hem standart ilaçların hem de doğal bileşiklerin enflamatuar yanıt üzerindeki düzenleyici etkilerini ortaya koymuştur. Antibakteriyel ilaçların etkinliğinin, konak hücre immün yanıtının regülasyonu ile doğrudan ilişkili olduğu belirlenmiştir. Özellikle proenflamatuar sitokinlerin regüle edilmesi, enflamatuar yanıtın kontrol altına alınması ve antienflamatuar genlerin ekspresyonunun artırılması, mikobakterilerin makrofajlar içinde hapsedilmesi veya yok edilmesinde kritik öneme sahiptir. Doğal bileşiklerin (likopen, rosmarinik asit, linalool, rosuvastatin ve oleik asit) proenflamatuar gen ekspresyonunu düzenlediği ve inflamasyon sürecini dengelediği görülmüştür. Bu sonuçlar, doğal bileşiklerin standart tedavilere destekleyici ajanlar olarak eklenmesiyle ilaç direncinin kırılmasında ve çoklu ilaç dirençli tüberküloz vakalarının tedavi başarısında artış sağlanabileceğini göstermektedir. Gelecekte yapılacak klinik çalışmalar, bu yaklaşımların doğrulanması ve geliştirilmesi açısından önemlidir.