Bir dayanışma hakkı olarak çevre hakkı: Ilısu barajı ve hidroelektrik enerji santralinin çevre hakkı çerçevesinde incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MAHMUT ÖZDEMİRKOL

Danışman: ŞENOL ADIGÜZEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hem günümüz hem de gelecek kuşaklar için sağlıklı bir çevrede yaşama istek ve arayışının bir sonucu olarak çevre hakkı gelişmiştir. Birbiriyle ilişkili çevre sorunlarıyla mücadelenin gerekçeleri arasında sadece çevreyi korumaya yönelik ahlaki bir tutum yoktur; aynı zamanda insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürme mücadelesi bulunmaktadır. Çevreci tutumun tarihi eski olmakla beraber çevresel değerlerin korunmasına yönelik uluslararası çaba ve yasal metinlerde yerini alması yeni sayılır. Birleşmiş Milletler öncülüğünde 1972 yılında gerçekleştirilen Stockholm Konferansı'yla çevreyi koruma uluslararası bir çabanın parçası olmuştur. Bu çabanın en önemli çıktısıysa üçüncü kuşak haklar ve dayanışma hakları arasında çevre hakkının kabul edilmiş olmasıdır. İnsanların sağlıklı bir çevrede yaşaması için çevre hakkı kapsamında gelişen bazı ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkeler sürdürülebilir kalkınma, gelecek kuşak hakları, katılım ilkesi, bilgi edinme, yargı yoluna başvuru, ihtiyat ilkesi, önleme ilkesi, kirletenin ödemesi gibi ilkelerdir. Bu çalışmada çevre hakkının söz konusu ilkeleri ekseninde önemli bir kalkınma planı olan Ilısu Baraj ve HES Projesi incelenmiştir. Söz konusu proje Türkiye'nin enerji ihtiyacının karşılanması açısından önemli olmakla birlikte çevre hakkı bağlamında birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Çevrenin korunması ve geliştirilmesi kalkınma planlarının bir parçası olarak görülmelidir. Bu çalışmada öncelikle çevre hakkı üzerinde durulmuştur. Sonrasında alan araştırmasında projeye dair bulgular elde edilmiş ve bu bulgular değerlendirilmiştir.