Glycyrrhetinic asit, streptococcus thermophilus ve lactobacillus casei'nin helicobacter pylori'ye karşı in-vitro, in-vivo etkinliği ve moleküler mekanizmaları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERHAN TEK

Danışman: NİZAMİ DURAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş & Amaç: H. pylori insanlarda gastrit, doudenal ülser ve gastrik kanserle ilişkilendirilen dünya nüfusunun yaklaşık yarısından fazlasında bulunan bir patojendir. Biz bu çalışmada H. pylori'ye karşı G. asit, S. thermophilus ve L. casei'nin biyokomponentlerinin AGS hücre hattında ve deneysel olarak oluşturulmuş sıçan gastrit modelinde etkinliklerinin araştırılmasını amaçladık. Yöntem: Bileşiklerin anti-H. pylori etkinliği, hastalığın progresyonunda önemli etkinlikleri olduğu bilinen NF-κB, IL-1B, IL-6, IL-8, IL-10, TNF-α, COX-2, FOX-M1 ve IL-33 genlerinin ekspresyonları seviyeleri RT-PCR yöntemiyle belirlenerek araştırıldı. Ayrıca H. pylori ile deneysel olarak oluşturulmuş sıçan gastrit modelinde bileşiklerin ve farklı kombinasyonlarının etkinliği standart tedavi grubuyla kıyaslı olarak mikrobiyolojik ve histopatolojik olarak da değerlendirildi. Bulgular: Deneylerde S. thermophilus tedavi grubunda NF-kB, TNF-α, COX-2 ve IL-1B, IL-6, IL-33, FOX-M1 ve IL-8 gen ekspresyonları anlamlı derecede azaldığı, IL-10 ekspresyonunun ise anlamlı düzeyde arttığı tespit edilmiştir. Gen ekspresyonları üzerindeki bu etkinliklerin S. thermophilus artı L. casei artı antibiyotik ve S.thermophilus artı G.asit artı antibiyotik tedavi grupları ile S. thermophilus artı L. casei artı G. asit artı antibiyotik dörtlü kombine tedavi gruplarında güçlü sinerjistik etkilerle ortaya çıktığı saptanmıştır. S. thermophilus tedavi grubunda hayvanlarda H. pylori eradikasyonu S. thermophilus tedavi grubunda tam olarak sağlanırken, G. asit grubunda eradikasyon oranı %60, ve L. casei ve antibiyotik tedavi grubunda ise %80 idi. S. thermophilus tedavi grubunda ödem ve lökosit infiltrasyonu görülmezken, diğer gruplarda lenfosit ve lökosit infiltrasyonu ile hafif ödem varlığı da tespit edildi. Üçlü kombine tedavi gruplarında anti-H. pylori etkinliği ikili kombine tedavi gruplarında bakteri eradikasyonu açısından daha etkili idi. Üçlü kombine tedavi uygulanan iki grupta da (S. thermophilus artı L. casei artı antbiyotik ve S. thermophilus artı G. asit artı antibiyotik tedavi grupları) hayvanların mide dokularında H. pylori'ye rastlanmazken, her ki grupta da orta düzeyde lenfosit infiltrasyonu ile hafif ödem ve düşük lökosit infiltrasyonu tespit edildi. S. thermophilus artı L. casei artı G. asit artı antibiyotik kombinasyonundan oluşan dörtlü tedavi grubunda ise H. pylori eradikasyonunun tam olduğu, mide dokusunda lökosit infiltrasyonuna ve ödeme rastlanmadığı, sadece hafif lenfosit infiltrasyonun olduğu tespit edildi. XIV Sonuç: S.thermophilus tedavi grubunda birçok yangısal sitokinin gen ekspresyon düzeylerinde azalma tespit edilirken dörtlü kombinasyon grubunda önemli sinerjistik etkiler belirlenmiştir. Ayrıca S.thermophilus tedavi grubu ile dörtlü tedavi grubunda gerek H.pylori eradikasyonunun ve gerekse de histolojik açıdan doku iyileşmesinin tam olması sebebiyle hem yeni tedavi yaklaşımlarının oluşturulmasında hem de mevcut terapötik yöntemlerin iyileştirilmesi açısından oldukça önemli olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: H. pylori, AGS hücre hattı, Glycyrrhetinic asit, sekonder biyoaktif metabolit, gen ekspresyonu.