Hıyar kök ve kökboğazı çürüklüğü etmeni Fusarium oxysporum F. sp. radicis-cucumerinum' a karşı bitki uçucu yağlarının antifungal etkileri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BİTKİ KORUMA (YL) (TEZLİ), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: REMZİYE İNCEKARA

Danışman: EMİNE MİNE SOYLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, Türkiye' nin Doğu Akdeniz Bölgesinde yetişen ak kekik (Origanum onites L.), lavanta (Lavandula stoechas subsp. stoechas L.), rezene (Foeniculum vulgare Mill.), defne (Laurus nobilis) ve mersin (Myrtus communis) gibi farklı bitki türlerinden elde edilen uçucu yağların antifungal aktiviteleri hıyar kök çürüklüğü etmeni Fusarium oxysporum f.sp. radicis-cucumerinum (Forc)' a karşı araştırılmıştır.Uçucu yağların değme ve buhar fazlarının misel gelişimi ve spor çimlenmesi üzerine antifungal aktiviteleri farklı konsantrasyonlarda belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, uçucu yağın farklı konsantrasyonlarda miktara bağlı olarak misel gelişimini engellediğini göstermiştir. Sonuçlara göre, O. onites' in uçucu yağı Forc' a karşı F. vulgare, L. stoechas, L. nobilis ve M. communis yağlarına göre daha yüksek antifungal etki göstermiştir. Uçucu yağların buhar etkileri, test edilen yağların değme etkileriyle karşılaştırıldığında düşük konsantrasyonlarda misel gelişimi ve spor çimlenmesini engellemede daha başarılı olmuştur. Origanum yağının buharının 4 ?g/ml' de Forc' un gelişimini tamamen engellediği bulunmuştur. Uçucu yağların değme etkileri araştırıldığında, origanum yağının 70 ?g/ml' de Forc' un gelişimini tamamen engellediği bulunmuştur. Denemede yer alan uçucu yağlar, patojenin spor çimlenmesini de farklı düzeylerde engellenmiştir.In vitro koşullarda yüksek düzeyde etkili bulunan origanum yağı ile gerçekleştirilen sera çalışmalarda, hıyar bitkilerinde Forc' a karşı koruyucu bir etki elde edilmiştir. Bu çalışma, uçucu yağların Forc' a karşı potansiyel ve gelecek vaat eden biyolojik fungisit olarak kullanılabilecek antifungal bileşikler olduğunu göstermektedir.