Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Doktora, 2021 - 2025
Dalak hematopoetik ve immun sistemin önemli bir organıdır. Dalağın anatomisi ve varyasyonlarının yanında vasküler yapıların topografisinin ve segmentasyonunun iyi bilinmesi, dalak hastalıklarının teşhis ve tedavisi ile dalak çevresinde uygulanacak cerrahi girişimlerin doğru ve minimum komplikasyonla yapılabilmesi açısından önemlidir. Damarsal yapının bilinmesi ruptur bölgesinde kanamanın şiddetinin ön görülerek kontrol altına alınmasında ve tedavinin planlanmasında yol gösterici bir rol oynamaktadır.
Dalağın mikrovaskülarizasyonu vücutta bulunan herhangi bir organın aksine benzersiz ve çok kompleks bir yapı sergilemektedir. Dalağın fonksiyonlarının anlaşılmasında mikrovasküler yapıların ortaya koyulması önem arz etmektedir.
Bu tez çalışmasında 20 adet Kıl keçisi dalağı kullanıldı. Dalakların makroskobik ölçümleri yapıldıktan sonra 10 tanesi histolojik incelemeler için %10 formolde tespit edildi ve Crossmon’un modifiye üçlü boyama tekniği ile boyanarak ışık mikroskobunda incelendi. Geri kalan dalakların vasküler yapıları korozyon kast tekniği ile ortaya konuldu. Elde edilen kast materyali kaplanarak SEM’de görüntülendi.
Keçilerde yaptığımız bu çalışmada arteria lienalis’in hilus lienis’ten girdikten sonra, sekiz dalakta (%80) dorsal ve ventral olmak üzere iki kola ayrılarak dalak parankimine dağıldığı, sadece ikisinde (%20) hilus’tan sonra segmentasyon göstermeyen düzensiz dallanmalar yapmış olduğu belirlendi. Genellikle a. ventralis’in daha kalın olduğu ve dalakta ana kanlanmanın a. ventralis ve dallarından ayrılan a. trabecularis’ler tarafından yapıldığı tespit edildi. Yaygın olarak parietal yüzün beslenmesinin ana damarlardan ayrılan a. trabecularis ve dalları tarafından gerçekleştirildiği saptandı. Arteria trabecularis’lerin dalak parankimi içerisinde a. centralis’leri verdiği ve a. centralis’lerden de çevresel olarak uzanan arteriola penicillaris’lerin orijin aldığı belirlendi. Arteriola penicillaris’lerin tekrar dallanarak uçlarının koni veya ampul şeklini almasıyla arteriyel dolaşımın sonlandığı görüldü. Damar yüzeyinde vasküler düz kas ve endotel hücre nükleuslarına ait izler net olarak gösterildi.
Sonuç olarak bu çalışmayla ilk kez keçi dalağının arteriyel yapılarının korozyon kast yöntemiyle ortaya konularak elektron mikroskobik düzeyde incelemesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bu yönüyle literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.